"Şimdi elimi tut ki aldığım her nefesi bana zehrederek al intikamını benden. Bunu kaçarak değil Sedef, yanımda olarak yap... Ama tut elimi,"
Sayfa 269 - Alaz Altuğ·Kitabı okudu
"Bir oyun oynuyor olabilirsiniz ve bir şekilde kalbime girip Sedef'i incitmenizden korkuyorum. Yapmayın, insanların benden alamadığı tek şey çocukluğum olan Sedef. Eğer siz onu benden alırsanız size yeminim olsun ben de sizden Alaz'ı alırım. "
Sayfa 145 - Sedef·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Sedef, beni yine bırakıp gitme be güzelim..."
Sayfa 31 - Kuzey·Kitabı okudu
Esvaplar
Yine Fahim Bey'e ait, babamın böyle anlatırken pek çok güldüğü, fakat neticede onun ahlakının üstünlüğüne bağladığı garip bir terzi ve esvap hikâyesi vardı. Fahim Bey, daha sonraları, sefarethanenin üçüncü katibi olarak gittiği Londra'da yeni girdiği hayat için hangi esvap ları yaptırmak lazım geleceğini tahkike başlamış. Kendisine, "Üzülme, iyi bir terziye gidersin, 'Habillez-moi!' dersin. Sana lazım gelecek bütün esvapları yaparlar!" demişler. O da sefirin tavsiyesiyle Londra'nın en büyük terzilerinden olan Pool'e gitmiş, kendisine, bir sefaret kâtibine iyi giyimli olmak için ne lazımsa yapılmasını söylemiş. Uzun süren birçok provalardan sonra, nihayet bir gün sefarethaneye, kapılardan içeri sığmayan bir ambar gelmiş. İşte bu ambarın Fahim Bey'in hayatında senelerce süren bir tesiri olacakmış. İçinden kocaman bir dolaba sığmayacak bir sürü esvaplar çıkmış: **İnce ve kalın, açık ve koyu her türlü ve her renk kumaştan ayrı ayrı her mevsime göre mevsimlik ve her mevsim arası yarı mevsimlik çeşit çeşit kompleler, düz siyah ve tüylü şoviyottan ve gümüşî jaketler ve redingotlar, fraklar, smokinler, esvapların her nevi: Beyaz ketenden olanlar, krem sadakurdan olanlar, pantolonu beyaz, vestonu lacivert olanlar, pantolonu çizgili bir kumaştan, vestonu siyah olanlar, çift sıra düğmeli vestonlar, tek sıra düğmeli yuvarlak vestonlar, seyahat esvapları, koşu esvapları, golf esvapları, tenis esvapları, av esvapları, şehir esvapları, ev esvapları, nerede ve ne zaman giyilecekleri pek kestirilemeyen esvaplar, birtakım fantezi kumaşlı, süslü düğmeli çapraz yelekler, muhtelif renkte kadife yelekler, sedef düğmeli beyaz pike yelekler, çizgili kumaşlı müteaddit pantolonlar, beyaz ve siyah küçük kareli pantolonlar, yakaları kadife veya kumaştan pelerinler, kaputlar, pardösüler,
Sayfa 27·Kitabı okuyor
Kalktım bu büyük kente geldim Tozlarla böceklerle kalktım geldim Yalınız sedef kabuklarla geldim Bu kenttir toprak çanaklardan ayrıldım Büyük yapraklardan sular beni sevindirsin Gemilerin limandan çıkışları beni sevindirsin Karanlığa uğramayan ezgiler beni sevindirsin Yalnızlığım sığmadı kente Çünkü dağlara alışıktı bana alışıktı Birden evlere sokaklara çarptı Büzüldü çirkinleşti kıvrıldı Çünkü kentlerin yalnızlığı korkaktır Akçaburgazda mutluydum onunla Hoşnuttum ondan Sığlarda balık yavruları gibi kuşkusuz Bir oraya bir buraya bir ormana Bunaldıkça bozgunsuz avuntularım vardı Eski haydutları bilirdim Bir zamanlar Akçaburgaz dolaylarını denize doğru kasıp kavururlardı
Şiir