Yine Fahim Bey'e ait, babamın böyle anlatırken pek çok güldüğü, fakat neticede onun ahlakının üstünlüğüne bağladığı garip bir terzi ve esvap hikâyesi vardı.
Fahim Bey, daha sonraları, sefarethanenin üçüncü katibi olarak gittiği Londra'da yeni girdiği hayat için hangi esvap ları yaptırmak lazım geleceğini tahkike başlamış. Kendisine, "Üzülme, iyi bir terziye gidersin, 'Habillez-moi!' dersin. Sana lazım gelecek bütün esvapları yaparlar!" demişler. O da sefirin tavsiyesiyle Londra'nın en büyük terzilerinden olan Pool'e gitmiş, kendisine, bir sefaret kâtibine iyi giyimli olmak için ne lazımsa yapılmasını söylemiş. Uzun süren birçok provalardan sonra, nihayet bir gün sefarethaneye, kapılardan içeri sığmayan bir ambar gelmiş. İşte bu ambarın Fahim Bey'in hayatında senelerce süren bir tesiri olacakmış. İçinden kocaman bir dolaba sığmayacak bir sürü esvaplar çıkmış:
**İnce ve kalın, açık ve koyu her türlü ve her renk kumaştan ayrı ayrı her mevsime göre mevsimlik ve her mevsim arası yarı mevsimlik çeşit çeşit kompleler, düz siyah ve tüylü şoviyottan ve gümüşî jaketler ve redingotlar, fraklar, smokinler, esvapların her nevi: Beyaz ketenden olanlar, krem sadakurdan olanlar, pantolonu beyaz, vestonu lacivert olanlar, pantolonu çizgili bir kumaştan, vestonu siyah olanlar, çift sıra düğmeli vestonlar, tek sıra düğmeli yuvarlak vestonlar, seyahat esvapları, koşu esvapları, golf esvapları, tenis esvapları, av esvapları, şehir esvapları, ev esvapları, nerede ve ne zaman giyilecekleri pek kestirilemeyen esvaplar, birtakım fantezi kumaşlı, süslü düğmeli çapraz yelekler, muhtelif renkte kadife yelekler, sedef düğmeli beyaz pike yelekler, çizgili kumaşlı müteaddit pantolonlar, beyaz ve siyah küçük kareli pantolonlar, yakaları kadife veya kumaştan pelerinler, kaputlar, pardösüler,