Son Arzu
Bazı müzikler vardır… sadece dinlenmez, insanın içine yerleşir. Sanki notalar değil de yaşanmışlıklar konuşur. 6 Mayıs 1972 gecesi, Deniz Gezmiş son anlarına yaklaşırken çok basit bir şey ister: Bir Samsun sigara,demli çay ve Rodrigo'nun gitar konçertosu. Ama o gece, insanın sesi değil, kararların soğukluğu hüküm sürer. İsteği duyulur… ama yerine getirilmez. Ne bir melodi yükselir o duvarların içinde, ne gitarın sesi ulaşır ona. Son arzusu, bilinçli bir sessizliğe bırakılır. Eksik… yarım… ve susturulmuş. Peki bu kadar istenen o müziğin içinde ne vardır? 1939 yılı… yeni bitmiştir. İspanya yorgundur; sokaklarında kayıpların, korkunun ve suskunluğun izleri dolaşır. Henüz üç yaşında geçirdiği hastalık sonrası görme yetisini kaybeden Rodrigo, dünyayı gözleriyle değil, hisleriyle tanır. Bu yüzden onun müziğinde görülen değil, hissedilen vardır. Bu eseri, gözleri görmediği için İstanbullu Sefarad Yahudisi Türk eşine bölüm bölüm yazdırır. Tam da hayatlarının en güzel döneminde büyük bir kayıp yaşarlar. Bebeklerini kaybederler. Savaşta ölen binler, kaybolan hayatlar, yoksulluk, faşizm… Ve bir anne-babanın içini parçalayan kişisel acı…
yahudi turistler!!!
THY Kayseri - İstanbul uçuşundayım. Uçak tamamen dolu ama enteresan bir durum var; Uçaktaki tek Türk yolcuyum. Daha da enteresan olan şey şu ki; Uçağın yarısı rObert kOleji ilkokul öğrencileriyle ve Kapadokya turistleriyle, geri kalan yarısı ise seFarad yahudileriyle dolu... Havaalanında ve uçağın içinde, yüzlerce laDino ve çişrail ibranicesi konuşan yolcu var. Kafalarında kipaları olmadan ve çenelerini açmadan gayet insan görünümündeler... Kim der ki, bu insanlar yüzbinlerce masum Filistinli Müslümanı katlediyor, katledilmesini istiyor ve katledenleri destekliyor;.. Milyonlarca, milyarlarca insanların bilinçlerini, ahlaklarını, yaşamlarını sömürüp asimile ediyor, tüketmekten ibaret et yığınlarına dönüştürüyor... ~ Bülent Kaya
Filistin
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Elias Canetti
bulgaristan rusçuk doğumlu, romanlarını almanca yazdı. yahudi 1 ailenin çocuğuydu. kökleri ispanya'ya dayanır ve oradan osmanlı coğrafyasına göç etmiş sefarad yahudilerinden. rusçuk sonrası manchester, lozan, zürih, frankfurt ve viyana. devamında paris ve londra. 25 temmuz 1905 rusçuk'ta doğar 1911 manchester 1913 viyana 1916 zürich 1921 frankfurt 1924 tekrar viyana 1938 paris 1939 londra 1988 londra'dan zürich'e son yolculuk. 14 Ağustos 1994 zürich ve ölüm. bilmemek, bilmekten ötürü yoksullaşmamalıdır.. -- Elias Canetti
Hayat ve İnsan
Sakız Sevenlere Duyurulur! BOYKOT!!!
First ve Falım sakızlarının üreticisi olan intergum'un sahibi Jak Amran İstanbul'da 1972 yılında firmayı kurdu. Peki Jak Amran kimdir? Jak Amram, 1933 yılında İstanbul'da Sefarad Yahudisi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Aslında Türk malı olarak gözüken First ve Falım dolaylı olarak israil vatandaşı tarafından kurulmuş içimizdeki kurtçuktur.
Filistin
Bir Türk de, Türkçü de siyonizm aşığı olmaz. Aramızdaki Sefarad Yahudilerinin varlığını azımsamamak lazım. Sosyal medyada çok aktifler ve İslam'a, islamcıya nefretlerinden bunların peşlerine takılan cahil sürüsüyle mücadelenin en iyi yolu da Türk kimliğimize uygun davranmaktan, 'tanımlayan' olarak kalabilmekten geçer. Türk'ün Filistin'deki tarafı nettir. Tarafsızlığı mümkün değildir. Konu ideoloji meselesinin ötesinde. Bugün Filistinliler bir yana, Araplar diğer yana. Arap kültürü bir yana, İslam diğer yana. Türk isen her türlü sömürge, esaret, zulüm bir yana, sen diğer yana. Tehditleri, kendilerine karşı sevimli olmamız yönündeki çağrıları bir yana, yumruğumuz tam hedefe.
Araştırma-İnceleme Tarih
Siz kimdensiniz?
İslam'ın ırkçılığı kaldırmadaki etkisi sadece teorik düzeyde kalmamış, pratik uygulamalarla da desteklenmiştir. İslam toplumlarında farklı ırk ve etnik kökenlerden insanların bir arada yaşaması, bu İslâm dininin hükümlerinin somut bir yansımasıydı. İslam dünyasında hilâfet'in tevzi edildiği zamanlarda birçok farklı kültür ve millet bir arada yaşamış, birbirlerinden etkilenmiş ve ortak bir medeniyet oluşturmuştu. Endülüs’te, İslam hakimiyeti altında Müslümanlar, Yahudiler ve Hristiyanlar birlikte yaşamış ve bilgi alışverişinde bulunmuşlardı. Bu dönem, bilim, sanat ve kültür açısından büyük ilerlemelerin kaydedildiği bir dönem olmuştur. Farklı din ve ırklardan insanların barış içinde yaşadığı bu toplum, İslam'ın hoşgörü ve eşitlik ilkelerinin bir yansımasıdır. Osmanlı İmparatorluğu da İslam'ın ırkçılığı reddeden yapısının bir başka örneğidir. Osmanlı Devleti, farklı etnik grupları ve dinleri bünyesinde barındıran, çok kültürlü bir imparatorluktu. Müslümanlar, Hristiyanlar, Yahudiler ve diğer gruplar, Osmanlı yönetimi altında birlikte yaşamış ve topluma katkıda bulunmuşlardır. Bu çok kültürlü yapı, İslam'ın eşitlik ve adalet ilkeleri üzerine inşa edilmiştir. Osmanlı İmparatorluğu, 600 yılı aşkın süre boyunca geniş bir coğrafyada Allah'ın kanunları ile hüküm sürmüş ve çok sayıda farklı etnik, dini ve kültürel grubu bünyesinde barındırmıştır. Genel olarak, Osmanlı İmparatorluğu'nda 30'dan fazla etnik grup ve birçok farklı dini topluluk yaşamıştır. İşte bazı ana etnik ve dini gruplar: Etnik Gruplar: 1. Türkler 2. Araplar 3. Kürtler 4. Ermeniler 5. Rumlar 6. Sırplar 7. Boşnaklar 8. Arnavutlar 9. Bulgarlar 10. Hırvatlar 11. Yahudiler 12. Romanlar 13. Lazlar 14. Gürcüler 15. Çerkezler 16. Arnavutlar 17. Makedonlar Dini Gruplar: 1. Müslümanlar 2. Ortodoks Hristiyanlar