Yangınlar, Kahpe fakları, Korku çığları, Ve irin selleri, aç yırtıcılar, Suyu zehir bıçaklar ortasındasın. Bir cana, bir başa kalmışsın vay vay! Pusatsız, duldasız, üryan Bir cana bir de başa Seher vaktı leylım - leylım Cellât nişangâhlar aynasındasın Oy sevmışem ben seni...
Sayfa 71 - Uy Havar!
Ölüm bu, Fıkara ölümü Geldim, geliyorum demez. Ya bir kuşluk vakti, ya akşam üstü, Ya da seher, mahmurlukta, Bakarsın, olmuş olacak. Bir hastan vardı umutsuz. Hasreti uykularda, Hasreti soğuk sularda. Gayrı, iki korku çiçeğidir gözleri, İki mavi, kocaman korku çiçeği, Açar, derin kuyularda...
Sayfa 51 - Vay Kurban
‘Seher vakti tazeleyin düşleri’
Günaydıın♡
Aşk der demez Kalbin hızla çarpmalı. Sabah, dememe kalmadan Uyanmalısın.
Alıntı
Bize anlatıldığına göre, Hasan-ı Basrî şöyle demiştir: “Manevi tadı üç şeyde arayınız. Eğer onu bulursanız size ne mutlu! Onu korumaya çalışınız. Ama eğer onu bulamazsanız biliniz ki, rahmet kapıları size kapatılmıştır. Bu tadı arayacağınız yerler şunlardır: 1- Kur’an tilavet ederken, 2- Zikrederken, 3- Secde ederken.” Bir diğeri buna, “Sadaka verirken ve seher vakti ibadet ederken” kısmını ilave etmiştir.
Sayfa 263 - Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okuyor