Yangınlar,
Kahpe fakları,
Korku çığları,
Ve irin selleri, aç yırtıcılar,
Suyu zehir bıçaklar ortasındasın.
Bir cana, bir başa kalmışsın vay vay!
Pusatsız, duldasız, üryan
Bir cana bir de başa
Seher vaktı leylım - leylım
Cellât nişangâhlar aynasındasın
Oy sevmışem ben seni...
Ölüm bu,
Fıkara ölümü
Geldim, geliyorum demez.
Ya bir kuşluk vakti, ya akşam üstü,
Ya da seher, mahmurlukta,
Bakarsın, olmuş olacak.
Bir hastan vardı umutsuz.
Hasreti uykularda,
Hasreti soğuk sularda.
Gayrı, iki korku çiçeğidir gözleri,
İki mavi, kocaman korku çiçeği,
Açar, derin kuyularda...
Bize anlatıldığına göre, Hasan-ı Basrî şöyle demiştir:
“Manevi tadı üç şeyde arayınız. Eğer onu bulursanız size ne mutlu! Onu korumaya çalışınız. Ama eğer onu bulamazsanız biliniz ki, rahmet kapıları size kapatılmıştır. Bu tadı arayacağınız yerler şunlardır:1- Kur’an tilavet ederken,2- Zikrederken,3- Secde ederken.”
Bir diğeri buna, “Sadaka verirken ve seher vakti ibadet ederken” kısmını ilave etmiştir.
Sayfa 263 - Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okuyor