Ama, yorulmadınız mı, ağzınızda cesetlerle yıllar yılı tepemizde akbaba gibi dolaşmaktan? Bir karga gibi yapın hiç olmazsa. İnin yere ve bırakın ölülerimizi. Kalplerimiz onlara mezar yeridir.
İçinde hâlâ acıyan bir yer vardı, ama iyi şeyler vaat eden bir acıydı bu, tamamen kapanmadan önce kabuk tutarken yanan yaralar gibi sıcak, ama yumuşak bir acı.
Burda hayat bu, dedi, dedi.
Burda hayat bu.
Çaresiz.
Hadi kaldır kıçını oturduğun minderden.
Burda bir başka hayat da olmalı.
Onu arayalım.
Hadi kalk.
Onu bulalım.
Adına savaş denen şey, yeryüzünün herhangi bir noktasında başlayıp herhangi bir noktasında bitmezdi.
Her şey gibi, o da insanda başlayıp insanda biterdi.
Bu yüzden, cepheler falanca dağda ya da falanca ovada degildi.
Cepheler, bütün acımasızlıklarıyla insanoğlunun içindeydi.