2/10
·160 syf.··
2026 116. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 19:33
Ayşe Kulin’in bütün popüler düşünceleri bir araya getirdiği, alakasız yerde yüzeysel duyar kastığı iğrenç ötesi kitabı... Bunu roman diye basması bile utanç verici. Sonunu Selena dizisinin finaline benzettim doğrusu... Kesin ordan kopya :) Baştan aşağı berbat bir kitap...
Edebiyat & Roman
Yarın YokAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20232,211 okunma
3/10
·504 syf.··
2026 44. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 23:27
Helloooo Sizlere beklentimin üstünde başlayıp ilerledikçe hayal kırıklığına sürüklenen bir kitapla geldim. Yani yazarların konu bulamayınca + bilmem kaç sahnelerini yazması da moda oldu. İlla olacaksa olsun sorun değil ama kitabın çoğunluğunu da oluşturmasın derdindeyim. Ophelia annesi ölünce onun mirasını devralıyor. Nesillerdir devam eden bu mirasa çocukluğundan beri hazır. Eh artık ne kadar hazır olabilirse. Kız kardeşi Genevieve ise ondan daha özgür ruhlu. Bu mirası üstlenmemekte kararlı ama karşısına çıkan gizemli olaylardan sonra annesinin geçmişini araştırmaya başlar. Kızlardeşinin ölümle sonuçlanabilecek oyunların yapıldığı Phantasma evine girdiğini öğrenrn Ophelia onun peşinden eve girer ve yarışmalara katılır. Evde kızlardeşini ararken hayalet beyimiz, yakışıklı ve karizmatik Blackwell ile karşılaşır ve ikisi bir anlaşma yapar. Yarışmaları kazanıp kızkardeşini bulmak için Blackwell ona yardım edecek, Ophelia ise ömründen on yılı hibe eder ve beraber Blackwell'in lanetini kaldıracak anahtarı bulacak. Konu bu kadar. Geri kalan herşey malum sahnelerle dolu. Başka ölümcül yarışma kurgusu okumasak bay be ne ölümcül oyunlar bee diye değerlendirebilirdik lâkin yazar bu konuda inanılmaz yeteneksiz. Aşırı basit yazılmış. Yarışmacılarlaa girilen diyaloglara hiç değinmiyorum bile. Ophelia'yı sevmedim o da kendisini sevdirecek gram iş yapmıyor. Tüm iş Blackwell'in omuzunda. Tüm bu sevimsizliğin üstüne Ophelia'nın yaptığı gereksiz davranış kendisinden ölesiye nefret ettirdi. Blackwell başlarda iyiydi ama o da sonradan saçmalamaya başladı. Sonlardaki gerçek ise beni hiç şaşırtmadı. Yani yazar bize (en azından bana) bu gizemi kitabın ortasından açıklıyor zaten. Doğruyu söyleyin sizde Ophelia'nın Blackwell'i çağırmak için üç kez adını seslendiğinde aklınıza Selena
PhantasmaKaylie Smith · İndigo Kitap · 2026143 okunma
Reklam
Mil li e millie millie
Puan vermedi·336 syf.··
2026 6. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 16:02
Esas kızımız Millie; iyilerin dostu, kötülerle savaşmaya geliyor. Selena, ay pardon, Millie dünyaya adalet dağıtmak için geliyor. Sevgili Millie'mizin kariyerine yine temizlikçi olarak devam etmesini konu alıyor. Bu arada aradan yıllar geçmiş ve Millie'miz sosyal hizmetler bölümünde okuyor. Çalıştığı son evde işler hiç de umduğu gibi gitmez ama bakalım; Millie bu, boru mu yani? Vardır elbet bir B planı. Yani olmalı, değil mi? Küçük bir spoiler vereyim mi? Vereyim bence: Enzo ve Millie bir süre sevgili olmuşlar. Kitabımızda yine değişen bir şey yok; değişen tek şey bizim "Aa hadi canım!", "Ah, tahmin etmiştim!" demelerimiz olacak sadece. Ve sonu... Allahım, müthiş bir şeydi! Kız, ben senin aklını seveyim, aklını! Bu kitapta bir iki yerde, sanki ilkine göre daha çok gerildiğimi de eklemek isterim. Ayrıca benim aklım ermiyor; bu Enzo ne iş yapıyor, hâlâ bilmiyoruz. İtalyan mafyası falan mı adam acaba? Bir bit yeniği var, demedi demeyin bak; belki üçüncü kitapta çıkar ortaya. Ben geçen kızıyordum, "Buradakiler bir ayda nasıl 33 kitap okuyabilirler?" diye. 30 saatte —ki bunun 16 saatini uyuyarak geçirmişim, geriye 14 saat kalmış, onda da yemiş, içmiş, çalışmış biri olarak— bitirmişim. Eğer benim bu okuma aşkımla sizler de okuyorsanız haklıymışsınız hanımlar, beyler; ben bu hızla altmış altı tane de okuyabilirmişim yani. Neyse işte... Kitabı kesinlikle çok sevdim ve macera, gizem, gerilim sevenlere mutlaka tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar! Not: Bu bir inceleme yazısı değildir, ona göre okuyun lütfen.
1000Kitap
Hizmetçinin SırrıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20237,4bin okunma
7/10
·120 syf.··
2026 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 08:14
Vakti zamanında Selena’nın Burak hocasından dinleyip etkilendiğim şu mısralar Özdemir Asaf ile tanışmama vesile oldu: seni bulmaktan önce aramak isterim. seni sevmekten önce anlamak isterim. seni bir yaşam boyu bitirmek değil de, sana hep hep yeniden başlamak isterim. Özdemir Asaf süslü cümleler kullanmadan da şiir yazılabildiğini her şiirinde kanıtlıyor…
Yalnızlık PaylaşılmazÖzdemir Asaf · Yapı Kredi Yayınları · 202417,4bin okunma
Bir Erkeğe Neden Tecavüz Edilemez?
8/10
·154 syf.··
2026 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2026 00:14
Tecavüze uğrayan bir kadının, yaşadığı bu travmanın ardından tecavüz eden kişiye karşı uyguladığı alışılmışın dışında, tüm kuralların tersine işlediği bir "intikam" planı sürecinin nasıl olabileceğini merak ediyor musunuz? İlk olarak anlatım tarzı nedeniyle, karakterle empati kurmakla birlikte aslında daha çok, yargılamadan, sadece sanki tüm bu süreci direkt kendi gözlerinizle izliyorsunuz. Evli ve çocuklu bir kadının toplum içindeki o "sabit" rolü ve artık resmileşmiş yalnızlığı gerçekten okurken bazı anlarda canımı sıktı. Niye hepsi bu kadar gerçek ve niye tüm bu durum ve duygulara her zaman hep yakınız bu kadar? Sadece cinsel şiddet değil, her türlü şiddetin kanıksanmış, görünmez bir hale geldiğini, evlilik ilişkisinde meydana gelen o "her evlilikte olur böyle şeyler" kılıfı altında gizlenen şiddetlere değinerek de anlatıyor yazar. İçinde bulunduğu yalnızlığın, özellikle cinsel şiddet sonrası sanki genetik kodlara işlenmiş o mahcubiyetin ve suçluluğun nedenini de maalesef anlayabiliyorum. Tıkanen, karakterimizin maruz kaldığı şiddetin ardından yargı sistemindeki adaletsizliği ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini de karakterin zihinsel dönüşüm süreciyle ele almış. Kitap boyunca aslında kusursuz bir intikam planı için enine boyuna düşünürken bir yandan hem iç sorgulamalarını, hem kişilik rollerinin çatışmalarını hem de genel sistem eleştirilerini dinliyoruz. Aslında oldukça alışık olduğumuz o sorular dönüyor kafasının içinde: "Bir erkek 'o saatte orada ne işi vardı?' ya da 'ne giyiyordu?' gibi sorularla karşılaşır mıydı?" "Şiddet eylemi, failin cinsiyeti değiştiğinde neden farklı ele alınıyor veya ahlaki boyutu birden değişiyor?" Tecavüze uğrayan karakterimiz, istiyor ki fail tek bir seferliğine bile olsa kurbanın yerine geçsin, hissettiklerini o da hissetsin, aynı
Edebiyat
Bir Erkeğe Nasıl Tecavüz Edilir?Marta Tıkkanen · Ayrıntı Yayınları · 199860 okunma
Puan vermedi·468 syf.··
2026 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 00:52
@semakarakurtw ’un yalnızca fantastik ve mitoloji kurgu kurmadığını, yıllara yayılan bir bilgi birikimini konunun omurgasına yerleştirdiğini açıkça yansıtıyor. Mitolojiye, antik inanışlara ve ezoterik öğretilere hâkimiyeti, metnin her katmanında hissediliyor. Hekate, Lilith, kuzgun, mağara, ritüel, meclis ve kehanet gibi unsurlar rastgele seçilmiş semboller değil. Her biri insanlığın kolektif bilinçaltında karşılığı olan, kadim anlamlar taşıyan figürler. Bu semboller aracılığıyla kitap, ışık ve karanlığın bir savaş değil, bir denge meselesi olduğunu vurguluyor.Sema Karakurt’un bilgi birikimi, özellikle kadın figürleri ve dişil güç anlatısında kendini güçlü biçimde hissettiriyor. Cadı soyları, meclisler ve kardeşlikler; bastırılmış, yok edilmeye çalışılmış ama tamamen silinememiş bir bilgeliğin temsilcisi. Bu yönüyle kitap, tarih boyunca ötekileştirilen kadın bilgisinin ve sezgisel gücün yeniden hatırlanmasına da ayna tutuyor. Bazı hikâyeler vardır; bir felaketle başlar ama aslında o felaket, çok daha eski bir kaderin kapısını aralar.Akça’nın kırılma noktası, babasının annesini öld*. andır.Teyzesi, Akça’nın ihtiyaç duyduğu sevgiyi ve desteği verir; yaşananların ardındaki gerçeği anlatır ve onu ayakta tutmaya çalışır.Okuldan en yakın arkadaşı Sanem’in bir falcıdan bahsetmesi ve birlikte gitmeyi önermesi, sıradan bir merak gibi görünür. Oysa bu karşılaşma, Akça’nın kaderindeki ilk bilinçli adımdır. Falcı, ona rüyalarını takip etmesini ve kendi savaşını vermesi gerektiğini söyler. Çünkü Akça’nın gördüğü rüyalar sıradan değildir, onlar bir çağrıdır.Rüyalarla gerçek hayat iç içe geçerken, Akça babasının kazı alanındaki çalışmalarına katıldığı bir gün arkeoloji öğrencisi Devran’la tanışır. Devran’ın mağaralardan bahsetmesi ve birlikte gitmeyi teklif etmesi, onu geçmişin çok
Son CadıSema Karakurt · Kaktüs Sanat Yayınları · 202513 okunma
Reklam
Reklam