bir gün, belki de çok uzakta olmayan bir gün, ölüp gideceğim. Suyun dibine inen bir tagin yüzeyde biraktigi dalgalar gibi yavaş yavaş silinip gidecek izlerim bu dünyadan. Geriye hiçbir sey bırakmadan, ne olup bittiğini dahi anlamadan çekip gidecegim. Hiç yaşamamışım gibi, hiç var olmamış, bu kocaman gögün altinda bir nefes dahi almamışım gibi, kaybolacak varlığım.
Sevdalamaya gidiyormuşum meğer… Bunu daha önce bir kahin bana söyleseydi, kuşkusuz geri dönmeye kalkmazdım ama bu sevdanın nerede nasıl karşıma çıkacağını düşünmekten belki de olayların sırasını bozardım, zamanı altüst ederdim.
Babam derdi ki, bu kadar iyi olma. Sen bu kadar iyisin diye evrenin bir yerinde birileri o kadar kötü olmak zorunda kalıyor. Evrenin tek sorunu denge...