“İnsan bazen bir cinayeti işleyenlerden çok, engel olmayanlara kızıyor.”
Kısacık olmasına rağmen etkisi uzun süren kitaplardan biri oldu benim için. Daha ilk sayfada Santiago Nasar’ın öldürüleceğini biliyoruz ama buna rağmen içimde sürekli bir “belki birisi engeller” hissi vardı. En çok da bunu hissettirmesi etkiledi beni sanırım. Çünkü herkes biliyor, herkes duyuyor ama kimse gerçekten bir şey yapmıyor.
Kitap boyunca sadece bir cinayeti değil, toplumun çöküşünü okuyoruz aslında. Namus adı altında insanın vicdanının nasıl sustuğunu görüyoruz. Vicario kardeşlerin bile içten içe durdurulmak ister gibi oluşu çok çarpıcıydı.
Santiago’nun son sahneleri ise gerçekten ağırdı. Özellikle evin kapısının yüzüne kapanması… O an her şeyin geri dönüşsüz hâle geldiğini hissediyorsunuz.
Dili çok sade olmasına rağmen insanda huzursuz bir ağırlık bırakıyor. Kitap bittikten sonra bile uzun süre düşündürdü beni.