Semih Kirenci

Semih Kirenci
@semihkirenci
Çanakkale 18 Mart Üniversitesi
Bursa
Bursa, 1 Haziran 1998
165 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
9/10
·109 syf.··
Beğendi
·
2024 47. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2024 00:23
Japonların neden bu kadar depresif olduğu merak konusu, yaptığım araştırmalarda özellikle ikinci dünya savaşından sonra kendilerini atom bombasını bile hakedeceklerini düşündükleri bir psikolojiye bürümüşler, hiçbir toplum dışardan göründüğü kadar kusursuz değildir, japon toplumu ne kadar teknoloji ve eğitim gibi konularda ileride olsa, mutlu bir toplum değil.
Edebiyat
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · Sel Yayıncılık · 202060,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2024 46. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2024 00:36
Zamanın bir kokusu vardır; insan bu kokuyu sadece durduğunda alır. Sürekli hareket eden insan, zamanı hissedemez, zaman birbirine eklemlenemez, bir tespihin taneleri gibi bölük pörçüktür. Endüstri toplumu emeği kutsar, çalışmak her şeydir, insan dinlenmesi de tekrar çalışmak içindir, düşünmek için değil. Sürekli çalışan ve hareket eden insan durmaz, nefeslenmez halbuki durduğunda insan düşünür, bir yüze derin derin baktığında ona anlam yükler, hızlandığında değil durduğunda görür onu. Vita contemplativa (anlam olarak derin düşünme) olmadığı zaman insan, kendi yapıp ettikleri içinde boğulur. Tüketim toplumu, endüstri toplumu bu es vermeyi istemez, insan makinelere göre yaşar, makineler insanı kontrol eder noktaya gelmiştir çünkü üretim sürekli devam etmelidir, artık çalışmak bir norm haline gelişmiştir, insanın boş zamanı da düşünmek için değil, o zamanı ‘öldürüp’ tekrardan çalışmaya dönmesi içindir. Zaman öldürmek deyimi de buradan türemiştir. İnsan artık ‘animal laborant’ olarak yaşamına devam eder çünkü insan derin düşünmedikçe hayatı kaçırır, sürekli hareket ettiği için görmesi gereken her şeyi kaçırır, zamanın nasıl geçtiğini anlamaz çünkü zaman artık kokusuzdur.
Felsefe
Zamanın KokusuByung-Chul Han · Metis Yayınları · 20181,381 okunma
10/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2024 45. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2024 22:50
Friedrich Nietzsche doğru ve yalan & müzik hakkındaki yazdığı bu denemeyi yayımlamıyor fakat sık sık kitaplarda bu denemeden besleniyor. Yıllar sonra ülkemizde Boğaziçi Üniversitesi mezunları tarafından çevrilen bu nefis deneme beni yine büyüledi. Nietzsche beethoven’ın dokuzuncu senfonisini müziğin nirvanası olarak tahayyül ediyor, müzik; sözlerden bağımsız kendi tınısıyla insanı ele geçirir, sözler düşük seviyede ki insanların oluşturduğu toplumlar için geçerlidir, bu yüzdendir ki opera da bu sebeple ortaya çıkmıştır. Yanlış hakkında şöyle bir çıkarım yapar nietzsche, insanlar yalanı ayıplamazlar yalanın oluşturduğu kendilerini zarara uğratan durumu ayıplarlar, asıl dertleri yalanın kendisi ve nereden geldiği değil, kendinde yarattığı tahribattır. Ahlak Ötesi Anlamda Doğru ve Yalan & Müzik ve Söz Friedrich Nietzsche
Felsefe
Ahlak Ötesi Anlamda Doğru ve Yalan & Müzik ve SözFriedrich Nietzsche · Akademim Yayıncılık · 202430 okunma
10/10
·430 syf.··
Beğendi
·
2024 44. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2024 18:45
Öncelikle inanılmaz derecede iyi kurgulanmış bir kitap, gerçeklerle-kurmacanın karışımı nefis bir bütünlük oluşturmuş. Ben hep şunu söylerim psikoloji kitapları sıkıcı olmadan istediğini anlatabilir, anlaşılır olmak bence çok kıymetli. Biz karakter üzerinden bir hayat dersi alıyoruz bu kitapta. Yalnızlık, Friedrich Nietzsche’yi bile dumura uğratabiliyor, bir şeyi kaybetmeden değerini anlayamıyoruz. Doktorun rüyasında karısını kaybettiğinde onu ne kadar sevdiğini anımsadığı sekans çok değerliydi. Annanem yalnız yaşar, geçen bayram köye gittiğimde şöyle bir cümle kurdu “Oğlum bazen gece kalktığımda bir avuç fare zehiri içmek istiyorum, o kadar anlamsız her şey.” Yalnızlığın hissettirdiği acı bu kadar güçlü işte. Diğer taraftan yol yapan insanları yüzümüze vuruyor kitap ve onda o insanlardan soğuma nedenimizi anlıyoruz. Söyledikleri her şeyin yalan olduğu, rol yaptıkları gerçeği yüzümüze vuruyor. Örneğin, hepimiz bize sanki sevecekmiş gibi flört eden insanları biliriz, eski sevgilimizin bir başkasına bize söylediği sözlerin aynısını söylediğini, aynı şekilde davrandığı yüzümüze acı acı vurur; bizi sevmemiştir, duyguyu sevmiştir, bizle konuşmuştur ama sadece ilgi almak istediği için, doğru insanın duyguları sahte ve yapmacık olamaz elbette, velhasıl okurken gram sıkılmadığım çok şey öğrendiğim bir kitap oldu, bazı kitap ve filmleri hep ertelerim, tüketmek istemem, kıymetli olduklarını bilirim. Bu kitap için keşke önceden okusaydım diyorum, keşke daha önceden. Nietzsche Ağladığında Irvin D. Yalom
Edebiyat
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470bin okunma
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2024 43. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2024 16:19
Byung-Chul Han’ın okuduğum ilk kitabı oldu Eros’un Istırabı. Eros yani aşkın yeni tüketim toplumda nasıl deforme edildiğini, ağır bir dille anlatmış yazar. Tüketim toplumunun baskı kalıplığı, her şeyi pozitivize etme isteği, aşkın biricikliğini yok etmiştir. Aşk bir başkasında kaybolmaktır, iki kişilik bir sahnedir, bir başkasıyla beraber yeni bir benlik inşaa etme sürecidir. Arzu, aşkın yerini alamaz, cinsellik amaç değil araçtır, aşık insan cinselliği araç olarak kullanır. İletişim çağı iletişimi arttırmamıştır, çok bilgi kaliteli edebi ürünler çıkarmamıştır. Dünya bir edebiyat krizindedir, çünkü her şey basmakalıptır, biricik olan öznel olan bir şey yoktur ortada. Eros'un Istırabı Byung-Chul Han
Psikoloji
Eros'un IstırabıByung-Chul Han · Metis Yayıncılık · 20191,508 okunma