Ama değilsen... Sen de benim gibi hiç hesapta olmayan bu aşkın rüzgarına kapıldıysan, tut elimi. Yerleş yüreğime ve bana bir söz ver. Artık tek başına olmadığını, sadece kendin için değil, benim için de yaşayacağını söyle. Bizim için bir umut varsa eğer, bunu bana söyle Leyla... Söyle ki benim de her gün ölümü omuzlarımda taşı yarak başladığım günleri yuvamda sonlandırmak için bir sebebim olsun... -Eren Karahan
Bir bulutun peşine takılıp gittiğimiz yer
Okyanus diyelim istersen ya da sen söyle
Batık bir gemiyim orda, seni bekliyorum
Upuzun bir sessizliğim fırtınalar patlarken
Gövdem köle tacirlerinin barut yanıkları içinde
Ve gittikçe acıtıyor yaralarımı tuzlu su
Çocuksun sen, büyümek yakışmazdı hiç
Gülüşünün kokusuyla yeşerdi bir elma ağacı
(Soluğunun elma kokması bundandı belki)
Bir elma kokusuna tutundum düşerken
Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı
Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle
Çocuksun sen, çocuğumsun
...
•
Smokin veya frank giyeceği zaman, onların ayrı bir kravatı olur bilirsiniz, onun değişik bir bağlama şekli var, onu babam ya bilerek ya da bilmeyerek kendi bağlamazdı. Onu annem bağlardı...
Hüdai Oral'ın İsmet Paşa ile anısını şöyle naklediyor:
"Sen hiç yaşamında sevdiğin eşin tarafından böyle papyon takılma zevkini tattın mı?"
Demek ki o anda bütün işlerin arasında babam bunun keyfini çıkarıyormuş... :)
Kadınların erkekleri kandırdığı söylenir sık sık. Daha çok kandırılmış olma halinin keyfini çıkarır erkek bir kadına aşık olduğunda kadın doğru veya yanlış ne derse desin kulağına son derece hoş gelir. Kadın başını onun omzuna koyup sahte gözyaşları akıttığında erkek şöyle bir açıdan bakar hadiseye: Hah, şimdi beni kafaya almaya çalışıyorsun. Sevimli, hayran olunası bir yaratıksın sen. Neyin peşinde olduğunu biliyorum, ama beni baştan çıkarmana göz yumacağım. Hadi hadi aptal yerine koy bakalım beni.