Sezar’ın Brutus hakkında şunları söylediği bilinir:
"Şehvet âlemlerini sevenlerden kuşkulanmadığım gibi, lükse düşkün olanlardan da kaygılanmam: Zayıf ve soluk benizli olanlardan korkarım."
Ama onun amaci iktidarı degil, çocuklugundan kalma Gülgoncasını almaktı. Fakat nerede ve kimde olduğunu bilmiyordu. Asker olmasına rağmen sormaya da cesareti yoktu, sadece senatoda moruklar onu bıçaklarken evlâtlığı Brütüs'e, 'Sende mi Brütüs?' diye sorabilmişti.
Caesar hayatı boyunca gururlu bir adam olmuştu ve son savaşında da öyle davrandı. Kaderinden kaçamayacağını anladı, ama kendi kanı içinde öldüğünü kimse görsün istemiyordu. Togasıyla başını örttü ve kıyafetinin etekleriyle ayaklarını kapadı. Senatörler bıçak ve hançerlerini Caesar’a 23 kez sapladılar. Fakat o hepsine bir kelime bile etmeden dayandı, sadece ilk darbede ağzından kısık bir inleme çıktı. Marcus Brutus kendisine saldırdığı zaman “Sende mi Brutus?” dediği rivayet edilir. Daha sonra doktor Antistius, yaralar içerisinde sadece birinin ölümcül olduğunu söylemiştir.
Tarihte de Roma İmparatoru Sezar’ın sûikast sonucu öldürülmesinde rolü olan ve en yakınında bulunan Brütüs’e söylediği; “Sen de mi Brütüs?” sözü ihanet ve nankörlüğü anlatan en etkileyici sözlerden biri kabul edilmiştir. Kısaca, bazen
“En büyük düşman, en son bakacağınız yerde saklıdır.”