“Bak, bir insanla ilişki kurmak tuğlaları üst üste dizmek gibidir. Zaman ister, emek ister. Zordur, zaman zaman da yorucudur. O kadar uğraştıktan sonra ufacık bir çatlak için koca duvarı yıkmaya değer mi?”
“O tuğlaları dizen tek kişi sensen, mesele ufacık bir çatlağın çok ötesindedir, Lina.”
“Bir yerin yaralandığında tabii ki sabah akşam orayı düşünmeyeceksin. Ama yaralanmamış gibi davranmaya, incinmiş yerin üstüne abanmaya devam edersen de sızına yeni sızılar eklersin. Biliyorsun, insan kolay yaralanıyor. Sonra çareyi doktorlarda filan arıyor ama yaralanan sensen eğer, kendine önce kendin merhamet edeceksin.”
"Eğer elde etmeye çalıştığın ya da uzak durduğun şeyler sana doğru gelmiyorsa, bir bakıma onları arayan sensen, en azından onlar hakkındaki fikirlerini sabit tut. Böylece onlar da sakinleşecek ve senin de ne onlardan kaçmana ne de onları kovalamana gerek kalacak."
Marcus Aurelius, Kendime Düşünceler, 11.11
«"Ama sen…sen ölmedin, öyle değil mi? Resmini neden aile mihrabına koydun öyleyse?"
"Sus, lütfen," dedi Issa; biz, atom bombası hayaletlerinin çoğunun, kendimizi ölü saydığımızı, onun için de resmimizi aile mihrabına koyduğumuzu biliyordu.»