Derin bir feragata kabiliyeti olanlar, derin bir aşkla sevmekten korkmayabilirler.
Seni bütün ihtiraslarında büyültecek, ezilsen bile ezmeyecek, yenilsen bile yükseltecek, düşsen bile kaldıracak bir tek büyük his vardır: İstiğna.
İstiğna: Eldekini yeter bulma, tok gözlülük.
Tevekkülün bir duruşu vardır;
yorgun ve sinirleri tamamıyla gevşemiş kolların sarksın; omuzların düşsün; başın arkaya devrilsin; ciğerlerinde sıkışmış demir hava erisin ve açık ağzından boşalsın; rahat nefes al; gözlerini yarı yum, kırp, süz, kendini bırak, bırak, bir milyon arzu içinde boğulmuş olsun, onların artık hiç kımıldamadıklarını, aziz iaşeleriyle muhayyilende serilip yattıklarını heyecansız seyret. Ölümlü dünyada bir lahza yaşayabilmek için, o lahzanın binde biri içinde bin aziz șeyin telef olacağını bilmek ve kabul etmek ve sineye çekmek lazım. Ver, daima ver; daima harca; daima feda et. Dünyaya almak için değil, yalnız vermek ve yalnız feda etmek için geldiğini düşün. Her şeyden vazgeçen her şeye malik olur.
eski bir sözdür. 'Hiç kimse kimseyi tamamıyla anlayamaz!' derler…..
İki insan, kendilerini birbirlerine anlatmaya çalıştıkları hâlde bile buna tamamıyla muvaffak olamazlar. Nerede kaldı ki bunlardan biri, kalbinin çetin muhafazası içinde bir şey saklamaya karar versin de öteki anlayabilsin; bu büsbütün imkânsızdır.