Duyarlı ve dürüst bir insan, dünyadaki kötülük ve adaletsizlikten endişe duyuyorsa, doğal olarak bunun önce kendine dokunan kısmını düzeltmeye çalışmalıdır; kendini. Bu görev tüm hayatı boyunca sürüp gidecektir.
İnsan doğduğu günden ölene dek, hayvanları da yöneten aynı dış boyutun kölesidir. Hayatı boyunca yaşamaz, onun yerine bir hayvandan daha yoğun ve karmaşık şekilde bir bitkisel hayat sürer. Ona rehberlik ettiklerini, hatta var olduklarını bile bilmediği normlar tarafından yönlendirilir ve tüm fikirleri, duyguları, eylemleri bilinçsizdir -içlerinde bilinç olmadığı için değil, ikinci bir bilince sahip olmadığı için.
Yaşamın yalnızca bir yanılsama olduğunun farkında olmak - insanların en büyüğünü diğerlerinden ayıran şey budur, yalnızca budur.
Uzak ve olağandışı hayaller kuranlardan çok, olası, mantıklı ve ulaşılabilir olanı hayal edenlere acıyorum. Büyük hayalperestler ya hayallerine inanan ve mutlu olan delilerdir ya da onlar sadece hayalperestlerdir..
Anlaşılmayı her zaman reddettim. Anlaşılmak, kendini satmak demektir. Olmadığım biri olarak ciddiye alınmayı, insan olarak bilinmezliğimi korumaya samimiyetle ve tüm saygımla tercih ederim.
Yaşamak, bir başkası olmaktır. Dün hissettiklerini bugün de hissetmek mümkün değildir. Dün hissedileni bugün de hissetmek, hissetmek değildir - dün hissettiğini bugün hatırlamaktır, artık kaybedilmiş olan dünün yaşayan cesedi olmaktır.