10/10
İnsan Olmak kitabı toplam 12 bölümden oluşuyor. Bu bölümler şunlardır: Birey ve Toplum, Ana-Baba ve Çocuk, İnsanlardan Korkmak, Öfke ve Düşmanlık, Değersizlik Duygusu, Kaygı, Sorumluluktan Kaçış, Yalnızlık, Ortak Yaşam İlişkisi, Nevrotik Kısır Döngü, Yaşam ve Ölüm, Kendini Yaşamak. Her bir bölüm arasında bir bağlantı vardır ve bence bölümler bir sıraya göre aktarılmıştır. Bireyin nasıl toplumsallaştığından başlayıp kendini yaşamaya kadar süren, her bir sayfası bilgilerle dolu, her cümlenin altını çizmek isteyeceğiniz bir kitap İnsan Olmak. Bu kitabı, bir birey olmanın ne demek olduğunu öğrenmek, insanın özünün ne olduğunu öğrenmek ve en önemlisi kendimizi ve çevremizi tanımak için okuyabiliriz. Geçtan kitabın başında bir anısını anlatıyor: Ankara’da yaşadığı zamanlarda bir okuyucusu İstanbul’dan onun yanına gelmiş ve şöyle demiş ‘Sizden bir ricam var, lütfen bizim için de yazın’. Geçtan bu olayın kendisinde çok iz bıraktığını ve bu olaylın yaşanmasıyla birlikte bu kitabı yazdığını dile getiriyor. Sanırım bu sayede akademik dilden uzak herkesin anlayabileceği beklentilere cevap veren bir kitap yazmış. İlk bölüm olan Birey ve Toplumda, bireyin toplum ile olan ilişkisini, toplumun nasıl oluştuğunu, yasaların neden oluştuğunu ve en önemlisi doğa ve insan arasındaki ilginç bağlantıyı açıklamış.” Bir şeylerden bağımsızlaşarak özgürleşmeye çalışmakla özgür olmak birbirinden farklı olgulardır. İnsan doğaya olan bağımlılığından kurtulabilmek için diğer insanlarla bir araya gelerek teknolojiyi geliştirmiş, ancak bu kez de onun tutsağı olup olmadığı sorusu ortaya çıkmıştır.” (Geçtan, 1983) diyor Geçtan. Gerçekten daha önce doğa ve teknoloji bağımlılığı arasında böyle bir bağ düşünmemiştim bu bölümü okuduktan sonra kendime ne kadar doğru dedim ve düşündüm kendimizi çok eski
1000Kitap
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,4bin okunma
Puan vermedi·122 syf.·
2026 2. kitabı
ilk anlaşma dört anlaşmanın en önemlisidir ve aynı zamanda uyulması en zor olandır. 1- kullandığını sözcükleri özenle seç. sözler sizin yaratma gücünüzdür. söz sadece bir ses ya da yazı sembolü değildir. söz bir güçtür; kendinizi ifade etme ve iletişim kurma gücüdür. sözle düşünürsünüz. düşünmekte kulllandığınız sözlerle yaşamınızdak olayları yaratırsınız. söz, insan olarak sahip olduğunuz en güçlü araçtır; söz büyü aracıdır. ama iki yanı keskin kılıç gibi, sözünüz en güzel rüyayı da yaratabilir, etafınızdaki her şeyi de yok edebilir. söz saf büyüdür. her insan bir büyücüdür. sözümüzle bir insana büyü de yapabiliriz, onu büyüden de kurtarabiliriz. söz öylesine güçlüdür ki, bir söz milyonlarca insanının yaşamını değiştirebilir ya da yok edebilir. yıllarca önce almanya' da bir adam sözü kullanarak tüm ülke insanlarını manipüle etti. sözünün gücüyle tüm ülkeyi dünya savaşına soktu. çok sayıda insanı korkunç boyutlarda şiddet uygulamaya ikna etti. birinci anlaşmayı benimsersek ve sözümüzü özenle seçersek , bir süre sonra zihnimiz ve bireysel ilişkilerimizdeki iletişimimiz duygusal zehirden arınacaktır. 2- hiçbir şeyi kişisel algılama etrafınızda olan biten hiçbir şeyi kişise algılamayın. kişisel algılamak, ancak söylenen şeye katılmakla mümkündür. söylenen şeyle anlaşma yaptığınız anda zehir sizin zihninize yayılır ve cehennem rüyasının tutsağı olursunuz. sizin bu tuzağa düşmenizin nedeni bireysel önemlilik denilen şeydir. bireysel önemlilik ya da kişisel alglamak bencilliğin en üst düzeydeki ifadesidir. çünkü her şeyin kendimizle ilgili olduğunu varsayarız. her şeyin merkezinde kendimizin olduğunu düşünürüz. ben, ben, ben daima ben!. diğer insanlar merkeze sizi koyan hiçbir şey yapamaz. yaptıkları herşey kendileriyle ilgilidir. herkes kendi rüyasını yaşar, kendi
Dört AnlaşmaDon Miguel Ruiz · Ötesi Yayıncılık · 202316,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2025 61. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2025 01:56
Kafka’nın İnşa adlı eseri, yazarın son dönem öykülerinden biri olarak belirtiliyor ve 1923-1924 yılları arasında yazılmış. Kafka’nın ölümünden sonra, 1931’de Max Brod tarafından Çin Seddi’nin İnşası adlı koleksiyonda yayımlanmış. İnşa, isimsiz bir hayvanın (muhtemelen bir köstebek veya benzeri bir yaratık) perspektifinden anlatılıyor. Bu hayvan, yeraltında kendine güvenli bir sığınak inşa etmeye çalışıyor. Öykü, hayvanın bu yuvayı sürekli mükemmelleştirme çabalarını, dışarıdan gelebilecek tehditlere karşı duyduğu paranoyayı ve kendi içsel huzursuzluğunu detaylı bir şekilde aktarıyor. Yuva, hem fiziksel bir yapı hem de hayvanın zihinsel durumunun bir metaforu olarak işlev görüyor. Anlatıcı, yuvanın güvenliğini sağlama takıntısıyla mücadele ederken, dışarıdan gelen belirsiz bir ses, onun korkularını ve güvensizliklerini daha da derinleştiriyor. İnşa, Kafka’nın yalnızlık, yabancılaşma, güvenlik arayışı ve varoluşsal kaygı gibi temalarını çarpıcı bir şekilde yansıtıyor. Öykü, modern insanın kendi zihninde yarattığı labirentlerde kayboluşunu ve asla tam anlamıyla güvende hissedememesini sembolize ediyor. Anlatıcının yuvayı inşa etme süreci, insanın kontrol arzusunu ve bu arayışın sonunda karşılaşılan kaçınılmaz eksiklik hissini vurguluyor. Yuva, bir yandan korunma vaadi sunarken, diğer yandan anlatıcıyı kendi korkularının tutsağı haline getiriyor. Kafka’nın bu öyküde kullandığı dil, yoğun, içe dönük ve neredeyse klostrofobik bir atmosfer yaratıyor. Anlatıcının sürekli kendi düşünceleriyle boğuşması, okuru da bu huzursuzluğun içine çekiyor. Öyküde dış dünyanın belirsizliği ve anlatıcının bu belirsizliğe karşı geliştirdiği obsesif davranışlar, Kafka’nın 'kafkaesk' olarak tanımlanan dünyasının tipik bir örneği. Ayrıca, öykünün tamamlanmamış olması (Kafka’nın ölümü
İnşaFranz Kafka · Alakarga Sanat Yayınları · 202446 okunma
HEPİMİZ BIG BROTHER’IZ!!!
8/10
·279 syf.··
Beğendi
·
2025 39. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2025 01:24
Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım! Totaliter dünyayı bütün çıplaklığıyla gözler önüne seren, her satırıyla sorgulatan, birçok kere adam çok haklı diye diye okuduğum, böyle düşünen bi ben değilmişim diyerek gülümsediğim Cehenneme Övgü kitabını inceleyeceğim. Hazırsanız başlayalım… Öncelikle incelememe bir eleştiri ile başlamak istiyorum. Kitap İngilizce olarak yazılmış ve orijinal adı “Prisoners of Ourselves” yani “Kendilerinin Tutsakları” gibi bir şey oluyor Türkçe’ye çevirdiğimizde. Fakat ülkemizde yayınlanırken Cehenneme Övgü olarak değiştirilmiş. Yayınevleri kitapları çevirirken başlıklar daha çarpıcı olsun, daha çok satılsın diye isimlerini değiştiyorlar zaman zaman. Sinema sektöründe de aynı durum söz konusu… Bu durum beni aşırı derece irite ediyor. Eseri oluşturan insanların uygun gördükleri isimlerin yerine (onlara danışılarak yapılıyor bile olsa) böyle başlıklar kullanmak tamamen edebiyatı, sanatı ticarete kurban etmektir diye düşünüyorum. Kitapta 4 sayfalık “Özgürlük Cehennemdir” diye bir bölüm var evet, fakat yazar o bölümü ön plana çıkarmak isteseydi kendisi kitaba o ismi verirdi zaten! Çok dolu olduğum bir konuyu da yeri gelmişken dile getirmek istedim canım kitap dostlarım, şimdi incelemeye devam edebiliriz. :)) Gündüz Vassaf Amerika doğumlu, Türkiye Almanya ve Amerika’da çeşitli üniversitelerde akademisyenlik yapmış bir isim. Annesi psikolog, babası psikiyatrist; genlerinde bu meslek var sanırım. :)) Kendisinden okuduğum ilk kitaptı bu; ve çok da merak ettiğim bir bir eserdi çünkü totalitarist, kapitalist düzende birçok noktada ayak uydurmak zorunda kalmakla beraber robotlaşarak yaptığımız şeyleri sorguladığımda çevremdeki insanların “deli misin işine bak” gibisinden bakışlarına ve söylemlerine maruz kaldığım çok oluyor. Dolayısıyla bu kitabın hislerime
Edebiyat
Cehenneme ÖvgüGündüz Vassaf · İletişim Yayınları · 202512,9bin okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2025 69. kitabı
İSLAM BİLİM; TOYNBEE’NİN TEZİ VE “TARİHİN HAREKETE GEÇİRİCİ ETKENİ” Bütün Kusurlar ve Gecikmeler İçin Bir Özür Dileği[1] Benim kusurlarımın ve gecikmelerimin birkaç nede­ni var. Biri, özel yetişme tarzım; bir başkası zihinsel ve ruhsal özelliğim ve başka nedenler... Fakat ne olursa ol­sun bu sorun var ve eksiklik ve kusur varlığını koruyor. Açıklamasını yapamamam bir yana, bunu itiraf ediyo­rum ve tutumumu, bütün eleştirenlerden daha çok ayıplıyorum ki siz bu gecikmelerin ve düzensizliklerin bir bö­lümüyle karşı karşıya kalıp rahatsız olurken bu gecik­meler ve düzensizliklerle birlikte yaşayan ben elbette daha çok sıkıntı çekiyorum ve kötü ve olumsuz etkilerine katlanıyorum. Bundan başka da çarem yok. Çünkü bu düzensizliklerin en büyüğü, başlangıçtan bu yana var olan düşünce ve ruh yapım olup gün geçtikçe daha da şid­detlenip güçlenmektedir ve ben onun karşısında giderek güçsüzleşmekteyim. Bu durum, benim gibi tiplerde çok­ça görülmektedir, ancak bu ruh durumu bende daha şid­detlidir. Bir dost derdi ki; Falanca zorunlu olarak ve bilinçsiz­ce ruh durumunun etkisinde kalmakta. Oysa sağlıklı in­sanlarda, ruh hali onların etkisi altındadır. Kimilerinde -yani sağlam vücutlarında sağlam kafaları bulunan sağlıklı insanların çoğunda- duygular, sevgiler ve çeşitli ruhsal ve içsel durumların, onların düşünce ve iradeleri­nin etkisi altında kalması, hatta bu insanlarca düzenle­nip kontrol edilmesi, ortadan kaldırılması doğaldır. Bu durumları için program düzenleyen bir büyüğü tanıyorum. Örneğin ruhsal bir rahatsızlığı olduğunda takvimine bakıp not alır; “Pazartesi günü saat üç buçukla dört buçuk arası üzülme zamanı” Harika. Sonra da başka işleri vardı. Mantık, akıl ve irade açısından oldukça güçlü olan böyle tipler, büyük bir mutluluk içindedirler -bu, birçok şeyde olduğu
1000Kitap
İslambilim 1Ali Şeriati · Fecr Yayınları · 201190 okunma
6/10
·220 syf.··
2025 2. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2025 01:18
Daha önce hiç Ayfer Tunç kitabı okumamıştım. Yazarın ilk okuduğum kitabı. Kitabın 7 uyuyanlarla alakalı bir kitap olduğunu düşünerek almıştım ama içerik farklıymış. Kitap 8 farklı öyküden oluşuyor. Her biri kendi içinde farklı öyküler. Kitabın temel konusu sevgisizlik ve yalnızlık. Hangi öyküyü okursanız size bu durumu hissettiriyor. Kitabın öyküleri 1.Mağara Arkadaşları 2.Ses Tutsağı 3.Cinnet Bahçesi 4.Gençlik Sabah Çizilir 5.Küçük Kuyu 6.Siz ve Şakalarınız 7.Alafranga İhtiyar 8.Ara Renkler Grubu Ses tutsağı bölümü beni çok rahatsız etti. Çok spoiler vermek istemiyorum ama biri tarafından bu kadar ayrıntılı izlenildiğini hissetmek (gerçek olmayıp zihinde kurgulamış bile olsa) huzursuz edici bi durum. Belki yazarın vermek istediği msj farklıdır ama yine de ben irite oldum. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar dilerim
Mağara ArkadaşlarıAyfer Tunç · Can Yayınları · 20221,306 okunma