Sevde İpek

Sevde İpek
@sevdeyimm
budandıkça fışkıran da bizleriz ölüyoruz,demek ki yaşanılacak.
Jane Eyre
6/10
·626 syf.··
2026 3. kitabı
Kitaba başlamadan önce hakkında “Jane’in kendi ayakları üzerinde durma hikayesi” vurgulu yorumlar okuduğum için beklentilerim çok farklıydı.Kitabın sonunda büyük bir hayal kırıklığı yaşadım.Kafamdaki içerik,Jane’in gerçek bir misyon edinmesi kendine ve çevresindekilere yararlı büyük işlere girmesiydi.Son ana kadar bekledim ve konfor alanına geri dönüş hikayesini okudum.Ekonomik özgürlüğünü elde etmesi bile kaderin cilvesine,tesadüfe bağlanmış ve herhangi bir çaba ürünü değil. Yazarın betimleme ve ifade yüzü muhteşem.Uzun uzun tasvirlere rağmen akıcı.Fakat etkileyici bir hikaye olmadığını düşünüyorum,merak ediyordum okumasam da olurmuş kitabı oldu benim için.
1000Kitap
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,1bin okunma
Reklam
Beden Yanılsaması ve Ruh
8/10
·339 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2026 13:10
Konusunun inanılmaz ilgimi çekmesi ve Martin Eden hayranlığım üzerine başladığım kitap.Darrell Standing,hapishane hücresinde maruz kaldığı işkencelerden ve bedensel acıdan kurtulabilmek için ruhunu bedeninden ayırmanın bir yolunu buluyor. Bu astral yolculuk esnasında yaşadığı yaşantıların uzun uzadıya anlatıldığı kısımlarda biraz sıkılmadım desem yalan olur.İçlerinde keyifli olanlar,tarihi olaylardan alıntılananlar olduğu gibi sıkılarak okuduklarım da oldu.Bunun yanında bedenin ve maddenin bir yanılsama olduğu,bütün kısıtlamalara rağmen ruhun asla kısıtlanamayacağı ve ebedi olduğu mesajı çok etkileyiciydi.Sonlara doğru da kadın varlığı ve kadın aşkının var olan her şeyden daha büyük oluşu,savaşçının aşık olmadan savaşamayacağı,ruhun yükselişinin başlangıcının aşk oluşuna değindiği kısımlar beklenmedik ama çok güzeldi.Su gibi akıp giden bir kitaptı diyemeyeceğim ama bittiğinde tatmin ediciliği yüksek,alışılmışın dışında bir konu ve tabii ki Jack London kalemi.
Felsefe-Düşünce
Yıldız GezginiJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202510,3bin okunma
İnsanın Anlam Arayışı
9/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
Yazar, kitaba İkinci Dünya Savaşı sırasında esir düştüğü toplama kampında yaşadıklarını anlatmakla başlıyor.Kampın zorlu koşullarına rağmen insanların bazılarının onurlu bazılarının onursuz,bazılarının umutlu bazılarının umutsuz davranabildiği yani insanın dışsal koşulların bir ürünü olmadığı görüşünü destekleyen olayları çoğunlukla psikoanalitik bir bakış açısıyla anlatıyor.İkinci kısımda da bu toplama kampından çıktığında geliştirdiği “logoterapi” yönteminden ve vaka-tedavi örneklerinden bahsediyor. Yazarın insan yaşamının anlamı konusunda ısrarcılığı;nihilist,hazcı görüşlere zıt ve psikolojiye dair daha insana dönük görüşleri beni yakalayan kısım oldu.Terminolojik bi dille değil neredeyse hatta bazen dramatik denilebilecek tonda yazılmış olması okumasını kolaylaştırıyor,psikoloji seven sevmeyen herkes okumalı e sevenleri farklı etkiliyor tabi.
Psikoloji
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,3bin okunma
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
Okurken çok klasik ve sonrası öngörülebilir bir konu üzerinde ilerlediğini düşündüm.Peyami Safa’nın şimdiye kadar okuduğum kitaplarının hepsi bir genç kızın kendi doğduğu büyüdüğü kültürden yüz çevirip Batı özentiliğine kapılmasını konu alıyordu şayet.Fakat Peyami Safa öyle bir yazar ki karakterleri hiçbir boşluk bırakmayacak ve çok tanıdık bulacağımız şekilde tasvir edişiyle,çok güçlü ama aynı zamanda su gibi akıp giden üslubuyla kitabı en üste taşıyor.Özellikle karakterler üzerinden verdiği Doğu’nun dıştan Batı’nın içten yoksunluğu ve bunların birbirini yiyip bitirmeden önce birbirinden eksik yanlarını tamamlaması gerektiği mesajı,son sayfalardaki Gazali alıntıları beni mest etti…
Edebiyat
Fatih HarbiyePeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202057,2bin okunma
Neleri Kaybettik?
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2024 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2024 15:02
Hepimizin nasiplenmesi gereken bir kitap olmasına karşın hakkında bu kadar az inceleme,alıntı olması beni bu incelemeyi yazmaya iten sebep oldu:) Yıllardır (başta Osmanlı padişahları olmak üzere) tarihimizde adı "hain" sıfatını almış onlarca isim var.Yavuz Bahadıroğlu'nun deyimiyle Batı'nın bu yaftalarının sebebi tabiri caizse "kuyruk acısı" olabilir fakat bizlere ne oluyor? Tarih sahnesinde bizim kadar atalarına,geçmişine,tarihine sırt dönmüş öfke kusan bir millet var mıdır...Yüzyıllarca 20 milyon kilometrekare,üç kıtaya yayılmış bir imparatorluğun torunları olarak övünç duymamız gereken yerde neden karalıyoruz? Sebebini çok uzaklarda aramamak lazım.İlkokuldan bu yana ezbere dayalı,çarpıtılmış tarih içimize ilmek ilmek işlendi.Yürümemiz gereken en doğru yön "Batı" olarak tayin edildi.Sonuç olarak "Batı gibi yürümeyi hiçbir zaman becerememiş,kendi yürüyüşünün ritmini de hatırlamadığı için yürüyemez olmuş" bireylere dönüştük. Bu kitapta da Yavuz Bahadıroğlu sahip çıkmamız gereken tarihimizi sohbet eder gibi,bazen dürter gibi inanılmaz bir üslup ve bilgi,belge harmanlamasıyla ortaya koymuş.Yanlış bildiğimizin daha doğrusu bize yanlış öğretilenin doğrusunu anlatmış.Bu yüzden tarih okuyamıyorum demeyin bir dönüm noktası oluşturabilir...Kesinlikle okunmalı.
Tarih
Kayıtdışı TarihimizYavuz Bahadıroğlu · Nesil Yayınları · 20171,159 okunma
Reklam