“Bir uçarı sevda dolanır başımızda.
Çeperlerine kadar zorlayarak,
Deli deli akar kan damarlarımızda,
Hoş kokulu baharı da severiz
Sarı sıcağında.
Sararmış günlerde, yağmurlar fısıldar
Sevda türküleri.”
İçinde hakikaten sevmek kabiliyeti olan bir insan hiçbir zaman bu sevgiyi bir kişiye inhisar ettiremez ve kimseden de böyle yapmasını bekleyemez.Ne kadar çok insanı seversek,asıl sevdiğimiz bir tek kişiyi de o kadar çok ve kuvvetli severiz.Aşk dağıldıkça azalan bir şey değildir.
"Biz güzelliği arayanlarız, ama aşırılıktan kaçınırız. Öğrenmeyi severiz, ama bilgiçlik taslamaktan etkilenmeyiz. Bizim için zenginlik, kullanıldığında değerini bulan bir amaçtır, içi boş bir övünme konusu değil. Ve yoksulluğun ayıbı, onun kabulünde değil, daha çok pratikte ondan kaçınmaktaki başarısızlıkta yatar."
Gerçekte biz yalnızca, bir bütün olmayan, karmaşık ve çaresiz kitapları severiz. İşte bunun gibidir her şeyle ve herkesle, dedi Reger, bir insana da o sırf çaresiz olduğu ve bütünlenmiş olmadığı, karmaşık ve tamamlanmamış olduğu için özellikle bağlanırız.
"Milletçe zengini, nüfuzluyu, yardımsever insanları severiz ama sorgulamayı sevmeyiz. Ne demişti Einstein, 'Evrende en büyük ziyan, sorgulama yeteneğini yitirmiş bir beyindir.' Bizim durumumuz daha fena. Kendine ziyanı geçtik, vatana zayiat veriyorlar. Mevzu kendi insanımız olunca kusur aramakta, yaftalamakta üzerimize yok"