Puan vermedi·326 syf.··
2026 14. kitabı
Ben sana hiç küsmemiştim /Sana baharlar biriktirmiştim/ Telefonum, camın pervazında ,yaşamak ile ölmenin kıyısında/ Kulağım sesinde telefonun ,bir damlanın düşmesini bekler gibi bekledim/ Yada kizkardesimin "onu bugün gördüm bir umut ışığı var" demesini/ Sokakta yada bir gülün dalında karşılaştığımızda gülümsemeni bekledim/ Sonra sen " HER ŞEY İÇİN ÇOK GEÇ" dediğin gün, küstüm, sadece sana değil/ 'Yaşama'....
FaustJohann Wolfgang Von Goethe · Oda Yayınları · 201216,9bin okunma
8/10
·223 syf.··
2026 77. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 15:54
Kitapta sekiz adet hikaye mevcut. Hepsi de çocuklarla ilgili. Sokak çocuklarına adanmış öyküler. Hepsinin hikayesi birbirinden duygusal. Hikayeler sanki daha dün yazılmış gibi güncel, dili ve anlatımı çok akıcı ve duygu yoğunluğu çok yoğun.
Edebiyat
Allahın AskerleriYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20171,650 okunma
Reklam
10/10
·416 syf.··
2026 60. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 01:34
Şu an bu kitabın konusunu birine mektupla yazmam gerekseydi eğer, kağıt gözyaşlarımdan parçalanmış olurdu. Kitabı bitirdim ve artık aynı kişimiyim hiç bilmiyorum. Bazı kitaplar bittiğinde hikâye de biter. Serçe ise bittikten sonra zihninizde yaşamaya devam ediyor. Derin ince bir sızı gibi hem de. Kitabın ilk sayfalarında baş karakter Emilio Sandoz’un başına gelenleri tam olarak anlayamıyoruz. Bir şeylerin çok yanlış gittiğini hissediyoruz ama yazar gerçeği hemen göstermiyor. Parçaları yavaş yavaş bir araya getiriyoruz. Daha kırkıncı sayfalarda içimi acıtan bir şeyler vardı ama ne olduğunu tam çözememiştim. Geriye dönüp baktığımda bunun ne kadar bilinçli ve başarılı bir tercih olduğunu görüyorum. Yazarın kalemine hayran kaldığım ilk nokta anlatım biçimi oldu. Karakterler arasındaki bakış açısı geçişleri inanılmaz yumuşak. Bir karakterin zihninden diğerine geçtiğinizi bazen birkaç satır sonra fark ediyorsunuz. Anlatım asla karışmıyor. Bu geçişlerin doğallığı beni gerçekten etkiledi. Betimlemeler de aynı ölçüde güçlü. Okuduğum her sahne gözümde canlandı. Mekânlar, karakterler, yüz ifadeleri ve duygular son derece canlıydı. Kendimi bir roman okumaktan çok yaşananları izliyormuş gibi hissettim. Fakat Serçe‘yi benim için özel yapan şey yalnızca dili değildi. Rakhat’a gidildiğinde kitap bambaşka bir katman daha kazanıyor. Bir gezegen yaratmak başka şeydir, yaşayan bir toplum yaratmak başka şey. Mary Doria Russell yalnızca farklı bir yaşam formu tasarlamamış; ekonomi, politika, sınıfsal yapı, aile ilişkileri ve güç dengeleri olan bir toplum kurmuş. Bu yüzden zaman zaman kitabın içinde ikinci bir kitap okuyormuşum gibi hissettim. Bir tarafta karakterlerin hikâyesi ilerlerken diğer tarafta Rakhat’ın nasıl işlediğini okuyoruz. Kitabın sonlarına doğru yaşadığım gerginliği
SerçeMary Doria Russell · Metis Yayıncılık · 2003372 okunma
10/10
·256 syf.··
2026 48. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 02:05
Turgenyev kitapta yer alan karakterlerin aralarında bulunan kuşak farkını samimi bir şekilde aktarmış. Yazarın kitapta Nikolay karakteri ve oğlu ile arasında ki fikir ayrılıklarının onu tedirgin etmesini çok masum bir şekilde yansıttığını söyleyebilirim. Aynı şekilde Bazarov ile babası arasındaki ilişkide de o masumluğu gözlemleyebiliyoruz.Ana karakterimiz Bazarov aşka,sanata,duygulara,dine,bilime inancı olmayan o dönem ki Rusya’sında gençler arasında öncü nihilist akımını takip eden bir genç. Fakat bu gencimizin Anna’ya olan hislerinde kendi duyguları ile duygulara inanmayan fikirleri arasında sıkışıp kalmasını kendi romantikliği karşısında kendinden nefret etmesini gözlemliyoruz. Romanın başından sonuna kadar sade,samimi ama etkileyici anlatım karşımıza çıkmakta. Kendi doğruları ile çelişen karakterleri, değişen dünyaya adapte olmaya çalışan kahramanları,sosyolojik ve psikolojik derinlikle işlemektedir. Turgenyev eserindeki tüm karakterleri okuyan kişilerin kendi yaşamlarından bir şeyler bulacak bir şekilde bizlere aktarmış. Yazarın aktarma tarzındaki samimi dilden dolayı olsa gerek sabahlara kadar kitabı elimden düşüremedim. Kitabın üzücü bir sonu olmasına rağmen iyi ki okudum dediğim bir klasikti.
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,9bin okunma
10/10
·256 syf.·
2026 20. kitabı
Turgenyev kitapta yer alan karakterlerin aralarında bulunan kuşak farkını samimi bir şekilde aktarmış. Yazarın kitapta Nikolay karakteri ve oğlu ile arasında ki fikir ayrılıklarının onu tedirgin etmesini çok masum bir şekilde yansıttığını söyleyebilirim. Aynı şekilde Bazarov ile babası arasındaki ilişkide de o masumluğu gözlemleyebiliyoruz.Ana karakterimiz Bazarov aşka,sanata,duygulara,dine,bilime inancı olmayan o dönem ki Rusya’sında gençler arasında öncü nihilist akımını takip eden bir genç. Fakat bu gencimizin Anna’ya olan hislerinde kendi duyguları ile duygulara inanmayan fikirleri arasında sıkışıp kalmasını kendi romantikliği karşısında kendinden nefret etmesini gözlemliyoruz. Romanın başından sonuna kadar sade,samimi ama etkileyici anlatım karşımıza çıkmakta. Kendi doğruları ile çelişen karakterleri, değişen dünyaya adapte olmaya çalışan kahramanları,sosyolojik ve psikolojik derinlikle işlemektedir. Turgenyev eserindeki tüm karakterleri okuyan kişilerin kendi yaşamlarından bir şeyler bulacak bir şekilde bizlere aktarmış. Yazarın aktarma tarzındaki samimi dilden dolayı olsa gerek sabahlara kadar kitabı elimden düşüremedim. Kitabın üzücü bir sonu olmasına rağmen iyi ki okudum dediğim bir klasikti.
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,9bin okunma
10/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2026 175. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:00
"YIRTICI CANAVAR" "Bir daldan diğer bir dala konup özgürce uçmak, kendisi için vazgeçilmezdi. Yaban mersini favori yiyeceğiydi ve ormanda bu meyvenin çeşitli versiyonları mevcuttu. İstediği meyveden yiyor, hiç yorulmadan da karnını doyuruyordu. Ama bu durum, yaklaşık üç ay olan yaz mevsimi için geçerliydi. Kendisine dost olan orman, kış gelince acımasız ve merhametsiz bir düşman hâline geliyordu. Bütün kuşlar için olmasa bile, birçok kuş türü için geçerli bir kuraldı bu." Umut nedir? Bir kuşun kanadına yüklenen o incecik duygu, gerçekten bir ormanın kaderini değiştirebilir mi? Bu sorunun cevabını, Kuzguncuk ve dostlarının ölümcül yolculuğunda buluyoruz. Her destan bir tehditle başlar. Yırtıcı Canavar'ın gölgesi, gökyüzünün özgür çocuklarının üzerine düştüğünde, geriye ya kaçmak ya da direnmek kalır. Kuzguncuk ise üçüncü bir yol seçti: yönlendirmek. Küçük bir saka kuşunun devasa bir göçü yönetmesi ne kadar gerçekçi? Belki değil. Ama masallar gerçeği değil, gerçeğin içindeki anlamı anlatır. Bu hikâye de bunu yansıtıyor yazar, bizlere. Yolculuk boyunca her durak bir sınavdı: · Fırtınalar, yön duygusunu çalan puslu sabahlar · Açlık, bitkinlik, yoldaşlarını kaybetmenin tarifsiz acısı · Yırtıcı Canavar'ın nefesini ensede hissetmek Ama her kayıp, geride kalanlara yeni bir kararlılık armağan etti. Çünkü göç etmek, coğrafya değiştirmek değildi onlar için aynı zamanda içlerindeki korkuları aşmaktı. "Kuş Cenneti"ne varmak, sadece bir menzil değil, hak edilmiş bir huzurdu. Bugün modern dünyada hepimiz bir "cennet" arıyoruz: terfi, ev, aidiyet, sevgi... Ama gerçek huzur, varışta değil, varışı hak eden yolda saklı. Kuzguncuk ve dostları, bu cenneti kanatlarıyla, terleriyle ve gözyaşlarıyla inşa ettiler. Onların cenneti, kimsenin lütfu değil; emeğin ve dayanışmanın
Edebiyat
Yırtıcı CanavarBurhan Tentaş · Otağ Yayınları · 20251 okunma
Reklam
Reklam