Selamlar kitap dostlarım🙋🏼‍♀️📚 🐺 Amerikalı gazeteci ve yazar Jack London’ ın 1906’da yayımlanan romanı ile karşınızdayım.Özgün adı White Fang’tır.Kardeşlerinden farklı olarak gri doğmuş hem kurt hem de köpek kırmasıdır "Beyaz Diş". İnsanların arasına karışmak için yaşadığı ormanı terk etmesini ve buruk, acı yaşamını konu alır kitap. Gerçekte ise insanın insanla ve doğayla olan mücadelesini anlatır.Ayrıca birkaç kere de sinemaya uyarlanmıştır. 🐺Dünya görüşünü, “Köpeğe kemik atmak hayırseverlik değildir. Hayırseverlik , kendin de en az köpek kadar açken kemiği köpekle paylaşmaktır.”diye özetleyen London , Beyaz Diş’te kuzeyin karlarla kaplı bölgelerinde sürdürülen yaşam kavgasını, soğuk, açlık ve hayatta kalma mücadelesini insanların değil, aynı koşulları onlarla paylaşan hayvanların açısından aktarıyor.London,bir kurt üzerinden insanı anlatmış. İnsan hayatının iniş çıkışları, heyecanları, zorlukları kahramanımız üzerinden aktarılmış.Bu sebeple her okuyanın kendini göreceği bir eser diyebilirim.#jacklondon #beyazdişjacklondon #bookstagram #bookstagrammer #okudumbi̇tti̇
Bir ağaç gibi hür, bir orman gibi kardeşçe yaşamayı savunanlar susturulamaz. Doğayı savunanlar değil, ormanı yok edenler yargılanmalıdır.
Reklam
İngilizce "jungle" kelimesinin okunuşu, bir kelimeyi çağrıştırdı. TDK'den "cangıl" kelimesine baktım. Evet, benzerlik var. Haydi, bu kelimeleri öğrenelim. JUNGLE: orman, karmaşa, kargaşa, curcuna. Yoğun tropikal ormanı veya kontrolsüz karmaşayı anlatan sözcüktür; bu nedenle jungle, hem doğal çevre hem düzensizlik metaforu olarak kullanılır. Hintçe kökenli yapı, modern dilde mecazî genişleme göstermiştir. (Tureng) CANGIL: 1- Cengel 2- (mecaz) Kalabalık, düzensizlik vb.nin yol açtığı karışıklık. Cengel, Farsça kökenli bir kelime olup otlarla ve sık ağaçlarla örtülü geniş Hindistan ormanına verilen bir isimdir. TDK, "cangıl cungul" ikilemesini üç maddede açıklamış: Hayvanlara takılan çan veya başka maden eşyanın çıkardığı ses / Bu biçimdeki gürültü / Bu biçimde ses çıkararak. GÜNÜN YORUMU (18 Mart 2026) "Orman kanunu" sözü mecaz anlamda yasaların uygulanamaması sonucu oluşan durumu ifade eder. İnsan olarak eksiklerimizi gizlemeye gerek yok. Neysek oyuz. Daha fazlası olamayız. Kanunlara işimize geldiği şekilde uyarsak olmaz. Kanunun görmediği yerde de kurallara uymalıyız.... Birine duyulan güven, inanma duygusuna "inanç" denir. Herkes, birbirinin inancından şüphe etmeye başladı. İnançta bile rekabet var. Sevgi desen kimin kimi sevdiği belli değil. Yasa, inanç ve sevgiyle kalmalıyız. Bunu başaramazsak sonuç belli: cangıl.
Duygu/Düşünce
Ey benim hasret kokan sevgilim, Karlı bir çam ormanında nefes almanın Bahtiyarlığına benzer Seni sevmek.. ° Nazım HİKMET °
Şiir
Hikâye: Sükûtun Yankısı / Suat Kıyak
Aras, şehrin gürültüsünde anlamını yitirmiş, başarılı ama mutsuz bir mimardır. Modern dünyada kaybolmuş bir ruhun, eski bir sahaf dükkanında bulduğu yazılarla kendi özüne dönüşü gerçekleştirme
Hakkı konuşmayan dil vicdanımı yaralar
1000Kitap
Reklam
Reklam