Sayın 1000Kitap, 1000Kitap Destek
Sizden bir ricam var:
İletiler kısmını ne amaçla oluşturdunuz bilmiyorum ama platformun amacı dışında ki tüm konularda kullanılıyor. İtiraf atan mı dersiniz, ilanı aşk görselleri mi dersiniz, tiktokvari paylaşımlar mı dersiniz, burasıyla alakasız gündem konuları mı dersiniz ne ararsanız var.
Lütfen keşfetlerimizden yani platformdaki adıyla akış kısmından iletileri kaldırın. Sadece incelemeler ve alıntılar kalsın veya bir tik koyun sadece konu kitapsa akışa düşebilsin.
Edebiyat ile ilgili tüm konular için iletiler akış kısmına düşebilir bu bir günlük, makale veya şiir iletisi olabilir. Ama gelip kitap platformunda aşk aramasın kimse, ne kendisine ne platforma hiçbir yararı olmayan paylaşımlar yapmasın, yapıyorsa da profilinde kalsın ki edebiyat için bu platformu kullanan insanlar rahatsız olmasın.
Bunca insan kütüphane ortamı sıcaklığını hissettiği bu değerli ortam da artık diğer sosyal medyalarla arasında hiçbir fark kalmadığını düşünüp paylaşım bile yapmamaya başladı.
Lütfen tavsiye mi dikkate alın, bu kaliteli platform gün gün erimeye başladı!
Fransada kötü ve haysiyetsiz bir hayat süren ve yaşamına devam edebilmek için fahişelik yapan Anjel'in yolu bir şekilde Osmanlı Devleti'ne düşer. Burada da işler istediği gibi gitmeyince mürebbiyelik yapmak zorunda kalır; Dehri Bey'in evine yerleştir. Ancak Anjel'in gözü yükseklerdedir ve kısa yoldan zengin olma hayalleri için erkekleri kullanmaktan çekinmez. Böylece, evin erkekleri ve Anjel arasında eğlenceli bir macera başlar.
Kitabın özellikle son bölümleri oldukça hareketli geçiyor ve finalde herkesi güzel bir sürpriz bekliyor.
Özünde yanlış batılılaşmayı ve yanlış modernleşmeyi nükteli bir dille işlemiş ve dönemin ahlaki çöküşünün üzerine oturtmuş. Nükteli ve eğlenceli bir anlatımı var, kısa cümleler çok detaylı olmayan tasvirler ve bolca kullanılan diyaloglarla keyifli bir anlatım yakalanmış. Natüralizm akımının en önemli temsilcilerinden biri olan yazar, bu kitabında da gerçeklikten faydalanarak doğal bir anlatım tarzıyla hem sadelik hem de akıcılık yakalamış. Günlük dilde, sohbet tarzında yazılmış ve okunması oldukça kolay.
Romanda beni rahatsız eden tek şey şuydu; bazı yerlerde hikayenin akışını keserek konuyla çok alakasız başka bir şeye geçiş yapılıyordu. Mesela hiç ilgisi olmayan bir yerde bir tiyatro metninden, ya da bir bitkinin büyüme aşamalarından bahsediliyordu. Bu durumun konu bütünlüğünü biraz sekteye uğrattığı kanaati taşıyorum.
Mutlaka okuyun diye tavsiye edebileceğim bir roman değil. Açıkçası Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç benim daha çok hoşuma gitmişti. Ama Türk klasiklerini okumak istiyorsanız listelerinize eklemelisiniz diye düşünüyorum.
Sevgiyle. :)