Dönemin siyasetine itaflar bir yana, tek başına insanların halini yansıtıyor. Hak aramakdan çok çalışmayı tercih eden insanların sömürülmekden pek de fazla şansı yok. Ayrıca karakterlerden Boxer, en büyük örnektir ki cehalet her durumda cehalettir. Çalışmak, anacak bilerek, bilincinde olarak çalışmak gerekir.
Aslında gelişimin ne zor ne uzak olduğunu bir güzel anlatıyor. Tek yolun eğitim olduğunu yanında azim ve fedakarlık ile aşılamayacak engel kalmayacağını....
Öyle bir distopya ya sürüklüyor ki aslında olması gereken yada var olduğunu sandığımız dünya ütopik geliyor. Sonra dönüp zaten bahsettiği o karanlık çağda olduğumuzu, şartlandırmanın yastık altından değil de televizyondan yapıldığını, soma değil de uyuşturucu alkol vb. olduğunu, ahlaki değerlerin gericilik eşitlik ve özgürlük adı altında çiğnendiğini fark ettim. Var olanı acı şekilde yansıtıp belki hiç olmamış olması mümkün olmayan o güzel dünyadan bahsetmiş. Durup etrafı izlemenize sebep olacak, derin derin düşündürecek güzel eser.
" Sanki sözcükler, ölü geçmişe hayat kazandırabilecek bir büyüymüşcesine, kendi kendine tekrarladı "A, B, C vitamin D."" diyerek kitabı özetler bir yerde.
Tarihe ilgisi olan olmayan herkesin bir çırpıda bitirebileceği bir kitap. Anektot tarzında. Hiç sıkılma imkanı bulamıyorsunuz. Ve ister istemez konular hakkında merak uyanıyor ve daha çok araştırmak istiyorsunuz.
Bir çok kez okuduğum tek kitap. Akıcı bir okadar temiz bir anlatım. Aşkın her halini görebileceğiniz bir kitap. Cesaret, tutku, kıskançlık, utanma, intikam, her şeyden öte sınır tanımazlik. Ve final sahnesi muhteşem son.
Siyah GözlerCemil Süleyman · Oğlak Yayıncılık · 19974,041 okunma