“Magnanima menzogna! Or quando e il vero
Si bello che si possa a te preporre?”
“Ey yüce gönüllü yalan! Gerçek, hiç sana tercih edilebilecek kadar güzel olmuş mudur?”
Salt niceliksel olan paranın hiçbir içeriği yoktur, ama içeriği olan bir şeyle değiş tokuş edilebilir: para satın alır. Aynı şey zaman için de geçerli duruma gelmiştir: zaman da artık, kendisinde bulunmayan içeriğe karşılık alınıp satılabilmek-tedir. Ücrete karşılık emek-zaman, satın alınan şeye "tıkılmış", ya-şanmamış zamana karşılık ücret: otomobilin "hız"ı, televizyon ek-ranının sonsuz şimdi'si, yüzlerce ev aletiyle "kazanılan" zaman, ge-lecek emekli aylığının sağlayacağı huzur vb.
Bütün kararlar soru sormakla başlar. Doğru soruları sormak talih; yanlış soruları sormak felaket getirir. Şüp-he ortaya çıktığında onu gidermeye çalış. Şüphe ortadan kalkınca fayda ortaya çıkar. Faydaların ortaya çıkmama-sı durumunda kabul edilmek mümkün değildir. İşte bu yaratıcılığın temelidir. Eğer faydalar kötü niyetle iyi bir insandan gizlenirse, o kişi bunu kabul etmeyecek ve uzak-laşacaktır. Faydayı engelleyenler ve zarar verenler her işte başarısızlığı hızlandırır
Charlie aslında gerçekten iyi biriydi.
Sadece bunu görebilmek için bir sürü saçmalığa maruz kalmanız gerekiyordu.
Evet, Bay Hiçbir Şey'in iflah olmaz bir pislik olduğuna tamamen ikna olmuştum. Belanın B'si olduğuna bahse girerdim ama onunla daha fazla zaman geçirdikçe öyle olmadığını fark etmiştim.
Hem de hiç.
Tam olarak ne olduğundan emin değildim ama kesinlikle ne olmadığını görmeye başlıyordum.
Suret'in, kendi'ni gör'me'si'nin" esası ise, bu suretle düşünülen "tasvir'e" ve "tasvir'e" mahsus "zamir'e", "muhayyile" marifetiyle "hayal" esasında "şekil" tayinidir.
"Suret'in, kendi'ni gör'me'si", bu manada olmak üzere, "suret'in, kendi'ni işit'me'si'nin" kaydına bağlıdır.
"Suret kendi'ni işit'me'den", "kendi'ni gör'e'mez"; bu manada.
"Kendi'ni seyr'et'mek" ile, "nisbet'li bir'li'k (unitas ratio'nalis)" olarak "zaman'a" mahsusen "suret'in, kendi'ni gör'me'si'ni" kastediyoruz.
"Nisbet'li bir'li'k (unitas ratio'nalis)" olarak "zaman'ın" teşkil esası "zihin' dir (mens )" "Zihin (mens)", "nisbet'li bir'li'k (unitas ratio'nalis)" olarak "zaman'ı", bu bakımdan "tahayyül (phantasia)" esasında teşkil eder.
"Suret'in, kendi'ni seyr'et'me'si'nin" esası bu bakımdan "suret'in, kendi'ni gör'me'si'dir", yukarıda belirtilen şekilde, "zihn'in (mens)" ve "hafıza'nın" kaydına bağlı olarak.