Karavanda olmak bana iyi gelmişti ama evim olmadı karavan. Artık burada yaşıyorum gibi bir duygum yoktu. Buraya kaçmışım, sığınmışım, saklanmışım, kendime alternatif bir yuva kurmuşum gibi gelmiyordu. Bilakis bir evsizlik, yersizlik, bir müstakil olma haliydi tecrübe ettiğim. Hayatım boyunca içinde dönenip durduğum küçük bir kutudan dışarı doğru adım atmıştım sanki, beni nicedir tutan bir kabın içinden taşmış gibiydim…
Şimdi şöyle bir bakınca diyorum ki, ben var olmaktan köpek gibi korktuğum için yumuşak huyluluğa, efendiliğe, temiz yürekliliğe, iyi niyete sığınmışım. Halbuki iyilik dediğin insanın oturduğu yerden yapabileceği bir şey değil. O zamanlar anlayamadık tabii ama sonra işler çok değişti.