"Deniz uzar şimdi mavi haritalarda, uzamalıdır
Oysa ne gereği var ölümden konuşmamanın?
Böylece biraz daha yoğun yaşar olmanın, biraz kafiyeli ne var?
Sadece korkuyorum biraz, yani korkağım...
Ben hep biraz aptalımdır deniz üstünde, deniz akıllıdır da ondan.
Hiçbir şeye bağlı olmayan kendi sorumsuzluğunda.
Bir gemi gider, gider ve deniz yaşar.
Böylece ölüm hep en uzakta...
Biliyorum biliyorum ölüm için şimdilik yorgunum.
Yani herkes kadar son çarşıya bakmadan.
Bir deniz ufalır ölüm karşısında
Ben ölümü bir kente övüyorum
Bir küçük çocuğa, sokakta ezilen parçalanmış başı ve alfabesi zabıtlara geçmiş.
Her gün değişen şarkılarla avunan, her gün ısmarlanan gazoz....
Sonsuz düzen kimi haklı çıkarır?
Tren durmadan uzuyor, geç kalıyoruz.
Ne yazık bir haziran da biter sonunda
Nerede şimdi o çılgın gün doğumu, o herkesin karmakarışık olduğu, kirazlara ve sulara günlerce bakılan dönem?"