Oğlan aşırı yaramaz. Her tarafı yara bere içinde. Sürekli nasıl bir haşarılık yapsam da milleti deli etsem diye düşünür gibi bakıyor çevresine. Altı yaşında, çok akıllı ve enerjisi bitmek tükenmek bilmiyor. Okula başlayıp okumayı bir öğrense bütün sıkıntısı geçecek aslında. Alacak eline bir kitap, gölge bir yere oturup okuyacak. Hayata dair doymak bilmez bir merakı, olağanüstü bir öğrenme iştahı var. Bıktırıncaya kadar soruyor. Her şeyi anlamak istiyor.
Oğlunun bu yoğun zihinsel faaliyetini yaramazlık olarak yorumlayan annesi komşuların şikâyetlerini dinlemekten usanmış. Bugün olsa götürür bir çocuk psikiyatrına, o da çocuğun zekâsının normalin çok üstünde olduğunu söyler, ona göre davranırlar. Ama devir baş edilemeyen çocukları korkutma devri. İğneci, polis, doktor, bekçi sanki çocukları korkutmak için var olan figürler. Gerçi oğlana hiçbiri sökmüyor. Amcası polis, yengesi hemşire çünkü. Ayrıca annesi de dediğini yapabilen biri değil. Çocuk, tamam çağır iğneciyi! dese, öylece bakakalır.
KIŞIN ERZİNCAN'DAN VARDAR ALİ PAŞANIN YARDIMINA GİDİŞİMİZ
Önce Erzincan'dan kuzeye yedi saat giderek Başhan konağına, oradan Erzenes köyü konağına geldik. Burası mamur zeâmet olup, Ermeni ve Müslüman köyüdür. Yine kuzey yönüne altı saat gide-rek, Şeyh Mennan köyüne vardık, Bu zât, hoca sınıfındandır. Bü-yük bir türbede yatar. İhtiyaç sahiplerinin ziyaret ettiği yerdir. Bu-raya yakın Baru köyünde Hazreti Behlül Semerkandi'nin türbesi var. Hasan kalesinden üç saat uzaklıkta Aras nehri üzerindeki Ço-ban köprüsünün yapıcısı Çoban Korduman Şah da burada Behlûl Hazretleriyle aynı yerde gömülüdür. Zağpa deresindeki defineye mezar kazarken o karanlık mezardan bir ateş çıkıp Melik Çoban Korduman bütün adamlariyle mahvoldu, diye yazmışlar. Amma son derece hayırsever kimse imiş. Tiflis kalesi ile Malazgird kalesi yakınında, Aras nehri üzerinde, Altın Halkalı Köprü (Çobanköprüsü) dedikleri köprü de onun-dur. Tarihleri, üzerlerinde adı ile yazılıdır. Allah rahmet eyleye.
Buradan yine kalkıp kuzeye sekiz saat giderek, Erzenderler kö-yüne vardık. Tercan dolaylarında mamur bir köydür. Buradan yi-ne köy yönünde dört saat giderek Taban Ahmed Ağa konağına var-dık. Ahmed Ağa, Paşa'ya burada on gün ziyafet vermek ricasında bulundu. On günlük dinlenme için çavuşlara tembihlerde bulunul-du. Bütün askere köylerde konak tayin edildi. Ben dahi paşadan izin alıp, Ahmed Ağanın adamları ile doğu tarafına Şebinkarahisar deresi boyunca giderek, Şebinkarahisarı'na geldik.
Şebinkarahisarı: Buna Şarki karahisar dedikleri gibi, «Şebin-
karahisar dahi derler. İki Karahisar vardır: Biri bu Erzurum top-rağında ki. adına Şarkikarahisar derler. Diğeri Anadolu toprağın-da Afyon Karahisarı vardır ki, adına Karahisarı Sahib derler. Kа-rahisar denmesinin sebebi, kale taşlarının siyah oluşundandır. İlk hâkimi