Yapıtın üslubu ve içeriği hakkında kendi görüşlerimi ve kitaptakileri yazarak neden derecelendirmede 6 sırasını belirlediğimi anlatmaya çalışacağım. İlk 3 paragraf Antik Yunan dünyası hakkında bir kısa ön bilgi veya hatırlatma olacak daha sonra eserin üslubu, yazım tarzı ve içeriği incelenecek.
Bu yöntem tarihteki olaylar, kişiler ve dönemler incelenirken olduğu gibi bu kitap ve yazar için de geçerlidir ve her şeyden önce kitabın yazıldığı döneme bakmak gerekir. Ve tabii yazıldığı coğrafya da önemli. Antik Yunan devri dünyada bilinen ülke ve milletlerin aralarındaki ilişkilerin kendisinden sonraki dönemlere göre zayıftı. Dünyaya dair görüşler daha yeni yeni genişleyip dallanıyordu; tıpkı diğer her alanda olduğu gibi. Antik Yunan'da kent devletlerinin durumu öncelikle bilinmelidir. Örneğin buna göre Platon olması gereken (ideal) devleti ararken öğrencisi Aristoteles yıkılmakta olan kent devletlerine çözüm olarak her kent devletinin (158 kent devleti olmalıydı sanırım) yasalarını inceleyip bar olandan bir şeyler çıkarma peşindeydi.
Siyasi yapı dışında Antik Yunan'ın bir de düşünsel süreçteki yapısı da incelenmelidir. Antik Yunan'ın düşünce alanında çoğu tartışmanın yapıldığı bir yer olduğu biliniyor. İsimlerini şöyle sayabileceğiniz filozoflar bunu göstermektedir. (Epiküros, Demokritos, Herakleitos, Diyojen, Phytagoras, Sokrates, Platon, Aristoteles, Zenon, Parmenides, Protagoras, Gorgias, ...) Çeşitli alanlarda bu sayılan ve sayılabilecek olan filozofa atıf yapılır. Hatta Batı felsefesinin başlangıcı olarak Antik Yunan'ın bile alınabileceği söylenebilir. Yunan dünyası, düşün alanındaki bu ilerlemesini somut ve büyük bir neden olarak kölelik kurumuna borçludur diyebiliriz. Köleler yapılması gereken çoğu işi yapmaya koşulduğundan insanlar bu alanlarda düşüncelerini