Örgüt lideri yakalandıktan sonra doğu ve Güneydoğu’da yaşayan insanlarımızda gözle görülür bir rahatlama görüldüğünü daha çok işine odaklanmakta olduklarını kimse inkar edemez. O tarihlerde çocuk yaşlarda olan ama şimdilerde aslan gibi gençler olarak yaşamlarını sürde arkadaşlar bu konuyu büyüklerinden teyit edebilirler.
Ben kendi yaşamımı kurallarla, tanımlarla, ilkelerle sınırlandırmış biriydim. Oysa kurallar bizi değil bizim dışımızda kalanları mutlu eder; tanımlar ise, kendimizi kalıplaşmış bir görüşün içine hapsetmek demektir. İlkelerin de savunulacak bir yanı yok; her biri insanı yorgun düşürüp hayattan soğutan ve yararlılığı kanıtlanamamış, kuşkuyla beneklenmiş
felsefe safsataları… Zaten şimdilerde herkes kendi bunalımını felsefe diye pazarlıyor.
Akıl, yabani bir at gibi oradan oraya koşturup duruyor. İste ben şimdilerde, aklımı bir ahıra kapatmak yerine, onu korumaya almak için etrafına yüksek bir çit yaptırıyorum. Kapısına da köpeklerimi bağladım mı kimsenin yanıma yaklaşabileceğine ihtimal vermiyorum. Ben aklıma güveniyorum da çevresine pek güvenmiyorum Osman.
"Bana köle olmayan birini gösterin! Kimileri şehvetin, kimileri hırsın, kimileri gücün kölesidir ve hepimiz korkularımızın kölesiyiz. Eskiden konsolosluk yapmış ama şimdilerde yaşlı bir kadının kölesi olan bir adam ve bir temizlikçinin kölesi olmuş bir milyoner tanıyorum. Ama hiçbir kölelik gönüllü olunan kadar küçük düşürücü değildir."
Seneca
"Şimdilerde insanların en büyük sorunu buydu işte: Sahip olduklarının kıymetini bilmiyor, her zaman daha fazlasını istiyorlardı. Hem de çalışmadan, emek harcamadan."