XXI
Şimdi biraz rahatladım. Her şey bitti, tamamen bitti. Müdürün ziyaretiyle içine düştüğüm o korkunç endişe krizinden çıktım çünkü itiraf etmeliyim ki hâlâ umudum vardı. Şimdiyse (Tanrı'ya şükürler olsun!) tüm umutlarım tükendi.
Bir trenin yavaşlaması gibi ağır ağır silindi gülümsemeleri. Çölün ortasındaki bir istasyona benzedi yüzleri. Yalnız ve korkak. Sarıldılar birbirlerine. Başka kimseleri yoktu çünkü. Şimdiyse sadece korkuları kalmıştı. Yalnız olmadıklarını biliyorlardı çünkü kolları doluydu. Uyudular.
Şimdiyse bu huzursuzluğu çok daha keskinleşmiş ve acı vermeye başlanmıştı, ama ne istediğini açık ve net olarak biliyordu: Güzelliğe, aydın bir bilince ve aşka sahip olmak istiyordu.
Sayfa 78 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Ayrılıklar ne tuhaf. Aslında çok basit geliyor: Bir dakika önce, dört-beş dakika önce, orada yanındaydı, şimdiyse yok. Bir an onunla birlikteydi; sonraki an tek başına.