sisler bulvarı'na akşam çökmüştü
omuzlarımıza çoktan çökmüştü
kesik birer kol gibi yalnızdık
dağlarda ateşler yanmıyordu
deniz fenerleri sönmüştü
birbirimizin gözlerini arıyorduk
“Bir kalpte kendiliğinden filizlenen temiz sevinçleri yok etmek için güç kullanan kimselere lanet olsun. Kaba ve ters insanların kıskançlıktan doğan sıkıntısının zehirlediği bir anlık sevincin yerini dünyanın bütün hediyeleri, bütün iyilikleri tutamaz.”
Işığa çok bakamıyordum, bu güneş bile gözlerimden içeriye girince, kendimden daha büyük bir karanlık denize düşmüş gibi derhal sönüyor ve içimin rengini alıyordu.