9/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2023 9. kitabı
BİZİM TOPRAKLAR ACILI BİR AŞKIN HİKAYESİ HÜSEYİN COŞKUN 96 SAYFA Ağabeyimle vedalaşırken baktım gün akşama dönmüş, gölgeler uzamıştı... İşte ben şimdi burada, mezarının başında sana söz veriyorum ağabey. Bu vasiyetini yerine getirmek benim boynumun borcudur. Senin bu acı, keder, ızdırapla yoğrulmuş çileli ve aynı zamanda sevgi dolu hayat hikayeni anlatacağım herkese. Herkes duysun, bilsin. Anlatacağım ağabey; anlatacağım, anlatacağım... Adıyaman'ın Sincik ilçesine bağlı Serince köyü. Bu köyde yaşayan, zor doğa şartlarının yanında geçim mücadelesi içinde bir aile. Aileye destek olmak için İstanbul'a çalışmaya giden bir delikanlı, İbrahim. Sevdiklerine özlem ve hasretle geçen, tüm sıkıntılarına rağmen canla başla çalışılan yıllar, biten hasret sonrası köye dönüş ve hiç beklenmedik bir anda aşka düşen iki yürek. Ankara Kitap Fuarı'nda tanıştık sayın Hüseyin Coşkun ile. Kısa ama samimi bir sohbet sonrası imzalayarak hediye etti kitabını bana. Akıcı, kolay okunan hüzünlü satırları ile hem abisine olan vefa borcunu yerine getirmiş hemde memleketinde yaşananları paylaşmış bizimle. Teşekkür ediyorum bizleri hayatının içine taşıdığı için. Yolunuz açık, okurunuz bol olsun dilerim. Ankara'da yaşayan dostlar için ufak bir not. Ziya Gökalp Caddesi üzerinde bir çiğköfte salonu var yazarımızın. Güzel sohbeti için uğrayabilir, kitaplarınızı da imzalatabilirsiniz. LÜTFEN KİTAP OKUYALIM!!!
Bizim TopraklarHüseyin Coşkun · Gülnar Yayınları · 20226 okunma
Damda Deli Var
Puan vermedi·176 syf.··
2022 216. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2022 12:05
Damda Deli Var bu kitap sırf alttaki öykü için bile okunur diye düşünmekteyim. Aziz Nesin gibi bir edebiyat devinin her kitabı daima severek okunur. Spoiler, içerir Kitaptan bir öykü İŞİNİZ OLDU GAYRİ! Tanınmış politikacılar gelecekti. Eskiden olduğu gibi bir iki lâf konuşup gelmeleriyle gitmeleri bir olmuyordu. Köy köy geziyorlar, kasaba kasaba dolaşıyorlardı. Politikacılar bu geziye çıkmadan önce parti merkezinde epey çekişmişlerdi. içlerinden en tecrübelisi. — Arkadaşlar, dedi, biz aramızda nasıl konuşuyorsak, halkla da öyle konuşuyoruz. Meydanlarda kürsüye çıkıp boyuna nutuk çekiyoruz. Halk bizi anlıyor mu, anlamıyor mu, hiç hesaba kattığımız yok. Bu çok yanlıştır. Halkın partimizden sorup öğrenmek istediği şeyler vardır. Bunlara teker teker cevap vermeliyiz. İktidara geçince neler yapacağımızı halk öğrenmelidir. Bu düşünce çok yerinde görüldü. Parti hatipleri, kürsüye çıkıp kendi bildikleri gibi konuşmayacaklar, halkın sorduklarına, onların anlıyacağı dille cevap verilecekti. Ama bu, göründüğü kadar kolay bir iş değildi. Kürsüye çıkıp alabildiğine konuşmak kolaydı. Ama soruları, her sorulanı cevaplandırmak zor işti. Köylü deyip geçmemeli, o ne çarıklı erkânıharptir! Bişey sorar, adamı zınk diye oturtur, partinin o bölgedeki itibarı iki paralık olur. Bunun için, dolaşılacak yerlerde halkın sorabileceği bütün sorular hesaplanarak, ona göre bir iktisat doktoru, bir hukuk profesörü, bir maliye mütehassısı, bir yüksek ziraat mühendisi, bir de ihtisasını Amerikada yapmış doktordan beş kişilik gezi heyeti kuruldu. Artık halk ne sorarsa sorsun, bu beş aydın kişi en zor soruları bile parti tüzüğüne göre cevaplandırabilirdi. Partinin teşkilâtı olan her yere, bu propaganda heyetinin geleceği, hatiplerin eskiden olduğu gibi kürsüden nutuk çekmiyecekleri, halkla konuşulacağı
Edebiyat Hikaye Öykü
Damda Deli VarAziz Nesin · Nesin Yayınları · 20251,925 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gece Kelebeği
Puan vermedi·255 syf.··
2019 11. kitabı
·
374 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2019 07:59
GECE KELEBEĞİ - Haydar Karataş                                              Kitabı tanıtmak için kalemi elime aldım, nasıl başlasam yazıya diye düşündükçe, içim, tıpkı her bir satırı okurken hissettiğim gibi acıya kesti. Sina Akyol "Edebi anlatımıyla baştan başa bir çığlık." yorumunu yapmış eser için.O kadar doğru bir tespitte bulunmuş ki... Kitabın konusu yanında yazarın dili kullanma becerisi, canlı anlatımı, tabiatı, insanları anlatırken ki kullandığı  dil bana Yaşar Kemal'i hatırlattı.      Bir çocuğun gözüyle 1938-1939    Dersim'inde yaşananlar anlatılıyor. Çocuk neyin, neden olduğunu sorgulamadan yaşanan acıları, çekilen yoksulluğu , yitip gidenleri görüyor. Eseri politik çizginin dışına taşıyan da işte tam da bu.           Çocuk anlatıcı Gülüzar'ın annesi Fecire Hatun'dan dinlediği masallar da esere folklorik unsurlar katıyor.                                    Fecire Hatun, Perhan, Kolsuz Musa, Hece...  o kadar canlı anlatılıyor ki anlatıcı Gülüzar'a dönüşüp onun gözüyle her bir drama tanık oluyoruz okur olarak. Hele Sıncık Dağı'nda Fecire Hatun' un taşlara yüz sürerek yalvarma sahnesi romanın sonunda Gülüzar'ın çocuk hafızasından sıyrılarak şöyle dile gelir "Kim demişti taşların konuşmadığını, kırlangıç kuşlarının yol gözetmediğini, kim demişti?"                           Çok fazla anlatıp büyüyü bozmak istemiyorum. Belki merak edeniniz olur...
Gece KelebeğiHaydar Karataş · İletişim Yayınları · 2012316 okunma
Puan vermedi·158 syf.··
Beğendi
·
2020 24. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mart 2020 04:12
Kitap 16 öyküden oluşuyor. Severek okudum.Özellikle şiveyle yazılan konuşmalar çok eğlenceliydi. Siyasetçiler,saflar,cahiller,uyanık geçinenler, okumuşlar kimi ararsan var.Yurdum insanından manzaralar. Tomofil,şincik,cigara,bıktım gari,eyi demez,ağnamadın mı?....
Edebiyat
Şehirden İndim KöyeAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 2016882 okunma
1/10
·240 syf.··
2016 63. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2016 15:54
.............Kitabı okumakta olanlar veya okumayı düşünenler için sakıncalı içerik....... Geçen ben bu portalda birilerine ''En kötü kitap bile sana bir şeyler kazandırır'' diye bilmiş bilmiş artistlik taslıyodum. Hah ! işte bu kitap var ya benim tüüüm! o laflarımı bana yedirdi...Buradaki arkadaşlarımın çoğu bilir,Bir cümlenin içinde 3 kere aşk kelimesi geçince benim asabım bozuluyor. Şincik! Sanırm yazar arkadaşımızın ilk kitabı bu. Tarihi roman yazmak zor iştir; Osmanlı Tarihi ile ilgili roman yazmak çetrefilli iştir. Hele ki Sarı Selim ile başlayan dönem sonrasını kaleme dökmekte kusura bakmayın uzmanlık işidir. Bu aralar Türkçeye yeni bir deyim kazandırıldı '' Başkasının yerine utanmak'' diye hah işte bu kitabı okurken bana ondan oldu. Şimdi gelelim asıl noktaya! Kitap kapağındaki bayanın üstündeki giysi 2012 plaj modası. Örme kazak bildiğin. Hiç bir şey yapamıyosan. Kandır yakın arkadaşını, gidin kına gereçleri malzeme satan bir yere, kiralayın gökemli bir kaftan, bi arkadaşın makyajını yapsın diğeri saçını stüdyoda çektir bi özgün fotoğraf, onu yap kapak çok zor bir şey mi ? Romanda geçişler çok sığ. Edirne deki sarayı cedide'nin terasından haliçe falan bakıyorlar. Topkapıdalar mı, yeni saray da mı nerde bunlar? Kitaptan bir cümle aktarayım size; Nurbanu'nun yüzünde ki öfke eyvahlar olsun dedirtecek kıvamdaydı. ( orjinalinde bize diyalog olduğunu gösterecek tire yok!!!) - Haddini bildirmedin mi seher -Şey, sultanım - Ne seher ne!!! Koskoca Nur Banu sultan sanırsın ki kezbanların atası! Kitapta safiye sarı saçlı ak gerdanlı tasvir edilmiş. Kuğu gibi bişey sanırsın Truvalı Helen. İtalyanlardan bahsediyoruz burada ayrıca Baffo ailesinden ki, italyanlara nazaran daha esmer bir soy. Keşke saçmalamadan önce googla safiye sultan yazıp görsellere baksaymış. Porteyi
Tarih
Safiye SultanHazal Taş · Mola Kitap · 201259 okunma