"Kendimi uykunun kollarına attığımda yaralıydım, paramparçaydım. İlk kez var olmuş gibi, bir çığlık kulaklarımı ağrıtırken kimse yoktu etrafta. Ben susmuştum, bağıran artık bana yabancı biriydi."
Devinimin olduğu yerde ışık, ışığın olduğu yerde gölge vardır. Hayat ışıkla mümkünse de,hayatın anlamı gölgelerde saklı durur. Zamanın ölü doğmuş çocuklarını görürsünüz karaltıların içinde. Sözcükler, suskunluklar,şarkılar,ağıtlar,yeminler, ihanetler,kahkahalar,gözyaşları,sevinçler,hayal kırıklılıkları ve yüzler... Neden söz ettiğimi biliyorsunuz. Bütün aşklar küllenir,bütün babalar ölür, bütün hikayeler biter. Birinin yıkıntıların nöbetini tutması gerekir; işte o yüzden, biri hariç,bütün çocuklar büyür. Gölgesini kaybeden insan,gölgenin kendisine dönüşür.