ben ibrahim’in sır kâtibi yakub’un dedektifi yusuf’un hapishane arkadaşı düş yorumu öğretmeni ama görmedim yavuz bir öğrenci aydın kılıçların şelâlesi musa gibi
nuh’un bir işçisiydim günlüğümü biriktirdim tahta aralarında bulursanız nuh’un gemisinden bir parça bir kalas içinde altın vardır işte bu işarettir sana altının üstünde nuh’un mührü dünyanın en ilkel yazısıyla ilkel ama sade ilkel ama canlı ilkel ama güzelliğiyle çarpar insanı ben ibrahim’in sır kâtibi yakub’un dedektifi yusuf’un hapishane arkadaşı düş yorumu öğretmeni ama görmedim yavuz bir öğrenci aydın kılıçların şelâlesi musa gibi Abdurrahim Karakoç
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
KÂFİRİ SEVMEYİ VE DOST EDİNMEYİ YASAKLAYAN AYETLER
(Nüzul Sebebi ve Sırasına Göre) 1. Kâfiri Sevmeyi Yasaklayan Ayetler “Kim bir kavmi severse, Allah Teâlâ onu onların arasında haşreder.” (Heysemî, X, 281) Allah (ﷻ) Şöyle Buyurdu: ✔ Ey (Hatıb) İman edenler! Benim de (dinde) düşmanım, sizin de (savaşta) düşmanınız olan (müşrikleri, yardım ve nusret ile) kendilerine sevgi göstererek dost edinmeyin. Siz sevgi sebebiyle onlara sır veriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkardılar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda savaşmak için çıktıysanız böyle yapmayın. Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz. Oysa ben sizin (mektup ve tastikinizle) gizlediğinizi de, (özür ve tevhidinizle) açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan (hidayetten) sapmıştır. Sebeb-i Nüzul: Ayetler, Hâtıb İbni Ebi Beltea hakkında nazil oldu. Hâtıb, Hz. Peygamber (sav)'in Mekkeye savaşa çıkacağını öğrenince onlara “Hz Peygamber size geliyor, tedbirinizi alın” diye mektup yazdı. Mektubu Muttalib oğullarının kölesi Sare ile gönderdi. Bunun üzerine Hz. Cebrail inip durumu Hz. Peygambere bildirdi. Hz. Peygamber; Ali, Ammar, Talha, Zübeyir ve Ebu Mirsedi (ra) mektubu almak üzere görevlendirdi ve şöyle dedi: “Yola çıkın, Hâh ravzasına varınca orada bir kadın bulacaksınız. Onda, Hâtıbın Mekkelilere yazdığı bir mektup var. Mektubu kadından alın, kendisini ise yoluna bırakın. Şayet direnirse boynunu vurun!” Kafile yola çıktı. Belirtilen yerde kadını buldular. Ama kadın mektubu inkâr etti, bunun üzerine dönmeye niyetlendiler. Hz. Ali kılıcı gösterince, saçlarının arasından mektubu çıkardı. Daha sonra Hz. Peygamber Hâtıbı huzuruna çağırdı, niye böyle yaptığını sordu. Hâtıb dedi: “Ya Rasûlullah, İslâma girdikten sonra küfre dönmüş değilim, Sana
Edebiyat
Değerli Kitapsever Dostlarım; #ÖmerFarukİspir'in kaleminden Ulu Hakan'ın Seytan'ın Düzeni Olan Mücadelesinin Hikayesi ABDULHAMID'İN AKIL OYUNLARI eserini #okudumbitti. Ulu Hakan 33 yıllık iktidar dönemindeki gelişmeleri gelecek nesillere tanıklık etmesi , yeni iktidara gelen yöneticilere de yol haritası olması için "Akıllı Defter " isminde bir eser Sir Katibi Ali Muhsin Bey'e yazdırır. Osmanli Devletinin en çok konuşulan ve tartışılan Karanlık Asrın Sultanı 33 yıllık iktidar sürecinde, Osmanli Devletinin hem iç işlerinde, hemde dış ülkeler ile ilişkilerinde denge siyasetini sürdürerek Devletinin ömrünün uzatması icin politikalar üreten bir liderin mücadelesini okumus okuyiruz . Sultan Abdülhamid 'in padişahlık sürecini, Sultan Abdülaziz 'in sehit edilmesi süreci ve onu sehit edenlerin emellerini, Devletinin içindeki hain paşaların oyunlarına karşı izlediği yol haritasi , 1. meşrutiyet ve 2.mesrutjyet süreçlerinde, Amcasının sehit edilmesinde parmakları olanlara karşı mücadelesi, demiryollariyla ulaşmak istedigi hedefler, Mason ve ajanlar ile yaptığı mücadeleleri, Yıldız İstihbarat Teşkilatının kuruluşu ve yaptığı eylemler ve izlediği yolları, Petrol çıkarmak için izlediği politikalar ve nice politikalar ve denge siyasetteki bh eserde bulmak mümkün. Sultan Abdülhamid 'in denge siyaseti ve mücadelesini merak etmek steyenlerin okuyacağı bir eser. Yazarımızın kalemi daim okuru bol olsun.
1000Kitap
📚Bir adam Peygamberimizin﴾ص﴿ sır katibi Huzeyfe‘ye ض gelip dedi ki: -“Ey Huzeyfe, acaba ben de münafıklardan mıyım diye korkuyorum.” Huzeyfe ض buyurdu ki: -“Eğer münafık olsaydın korkmazdın!..” ~Uyûnu’l-ahbâr,2,739
Din
Bilmezler nerededir en derin yaralarım, Her bir zerremi kasıp kavuran kederlerim, acılarım. Bilmezler nasıl titriyor gözlerimde bir bir yitirdiğim suretler... Dostluğun, sadakatin huzuru bahar çiçekleri gibi solup gider mi? Yoksa kalır mı ebediyete var mıdır hükmü? Ah şu mum gibi yanan gönlün, sır kâtibi nerdedir, Yazar mı ahvâlimizi, yazarsa kim görür, kim işitir. Ey gönlümden haberdar olan, yürü git boğazımı tutma... Yoksa gönlüm yarılır da yarığımdan kan fışkırır. Ey fitne, karışıklık arayan, haydi kalk... Ateşe at ruhunu, ateşine sevine sevine lokma al. Ateş senin oğlundur ve kanına susamıştır. Haydi kalk, yeniden yeniden ölmek için kalk.
Şiir