Olduğum yerde olmak istemiyorum ama olduğum yerden çıkıp gidemiyorum da.
....
Evde olmak istemiyorum, ama her akşam eve dönüyorum. İşte olmak istemiyorum ama her gün işe gidiyorum. Bir şey beni hep dışarı çekiyor. Hiçbir yere ait hissedemiyorum kendimi.
Suat'ı o zaman eskisi gibi düşünemeyecekti. Ne kendisi için namusunu feda edişi ne aşkının şidedeti, gücü... hiçbir şey... Namus meselesi kendini böyle bir hareketten alıkoyamadığı zaman kendini mazur görürken onun da yine aynı şartlarda namusu aşkına feda edişini affedemeyecek, kendi suçunun da cezasını yükleyecekti... Niçin? Onun ne suçu vardı? Ah kadınlar, siz sadece aşkınıza, sadece fedakarca yüceliğinize özlemle ve ona yenik düşerek, hummalı ve mutlu yanarken erkeklerin kalbinde ne çirkin, ne hain, ne yabancı hisler olduğunu bilseniz...
Sayfa 233 - Necip sanki çok namusluymuş gibi Suat'ın namusuna laf ediyor·Kitabı okudu
Yılar geçti üstünden belkide ondan sonra çok kişi oldu peki neden hep ilkte takılı kalıyoruz hayatımızı karartan güven duygumuzu karartan hep o ilk deyilmiydi
Kendinizi sorun olarak görmeniz gerekir bir başkasını değil. Bir başkasını çözülmesi gereken sorun olarak görürseniz, o kişiye kendi sağlığınız üzerinden güç vermiş olursunuz. Kendiniz dışında kimseyi değiştiremeyeceğiniz için kontrolü elinizden kaybetmiş olursunuz. Burada asıl sorun, problem yaratan kişiyle nasıl bir ilişki kurdunuzdur. Acı çekersiniz ve bunu onarma gücüne yalnızca sizdedi. Pek çok kişi bir başkası üzerinde kontrol sahibi olmadıklarını ve o kişiye karşı tepkilerini değiştirmeleri gerektiğini düşündüklerinde büyük ölçüde rahatlar. O kişinin kendini etkilemesine engellemeleri gerekmektedir. Bu düşünce tarzı yaşamımızı değiştirecek ve gerçek bir öz denetim hissi verecektir.