Benim mutsuz çocukluğum, bulanık Bir asık yüz gölgesinde titreyerek Baba korkusuyla geçti. Sevinç bile sert eserdi odalarda Susmak saygı, gülmek ayıp, izinsiz Konuşmak en büyük suçtu. İlkyazımda filizimde dalımda Çocuk kusurlarımda, çocuk suçlarımda O rüzgar yıllarca, yıllarca esti. Sanki üzerimden yeryüzü geçti Gövermedi gövermiyor bir türlü Yüreğimde ezilen yaşama tutkusu.
Sayfa 28
Alıntı
Bu gezegen insan merkezli artık. İnsan elinin değmediği bir dünyaya adım attıklarında hiçbir hayvan hayatta kalamaz. Onların yaşayabileceği doğal bir ağ sistemi kalmadı. Bunu çözmek için ufak dokunuşlar değil, en baştan, bütün sistemi yeniden inşa etmek gerekiyor. Toplumu temelden değiştirmek şart.
Sayfa 99 - Yuzu kitap·Kitabı okudu
Reklam
İhlas nedir? ;Amelin kabul olması için gereken şartlar!
İhlâs : İbadet ve taatler de gösterişe yer vermeden sırf Allah rızasını düşünmek ve sadece Allah için amel etmek demektir . İhlas , ibadetlerin kabulünde ki temel şarttır . O olmaksızın amellerin kabulü söz konusu değildir . İbn - i Kesir der ki : “ Amelin kabul edilmesi için iki şart vardır . Birincisi sadece Allah için olması , ikincisi şeriata uygun olmasıdır ... "
Alıntı
"Rosie," dedi Aiden alçak ama sert bir ses tonuyla. "Hiçbir şeyi yapmak zorunda değildim.Ama konu sen olunca isteyerek yapıyorum."Bana yaklaşırken bakışları yumuşaktı.Gözlerimiz birbirinden ayrılmadı, kısa bir anlığına dudaklarıma baktı. Boğazını temizleyerek devam etti. "Annen bize bağırmadan içeri geçelim. Biraz korkutucu biri biliyorsun ki."
Alıntı
Cebel-i Esved ve Celâl Nuri İleri
"Celal Nuri ile eskiden beri aramız iyi değildi. Hatta Birinci Dünya Harbi'nde Türkçeciliğe muvazenesizcesine sırt çevirip mesela bildik bileli, Osmanlı coğrafyasında bile adı "Karadağ" olan devletten bahsederken Arapçalaştırarak "Cebeli esved" diye başmakaleler yazmasına karşı Ziya Gökalp'in "Yeni Mecmua"sında ismini kaale almayarak "Lisana Hürmet" başlıklı ve alaylı bir tenkitle¹ mukabelede bulunmama pek içerlemişti. Merhum, o sırada yine bir buhrana tutulmuştu ki, mesela "kulağa küpe" sözünü "âzâne küpe"ye, pahalı manasına, "tuzlu"yu "nemekâlud"a, "taraftar" kelimesini "caniptar"a çevirerek acayip ve yeni tabirler icat ediyordu. Bir bakıma sonradan bizim Türkçesini yaptığımız işi büsbütün Arapçalaştırmak suretiyle tatbikata koyulmuştu."
Sayfa 24
Doğru görmek melekesinin (faculte) kaybolması ve gerçek vak'aların, onlarla hiç bir yakınlığı olmayan hayallerle yer değiştirmesi için, bir kitlenin fazla kalabalık insanı bir araya toplamış olması şart değildir. Birkaç kişi birleşince bir kitle teşkil ederler ve o zaman bunlar alim dahi olsalar, ihtisasları dışında olan mevzularda tam bir kitle karakteri gösterirler. Her birinin tek tek malik olduğu müşahede hassası ve tenkit kudreti kaybolur.
Reklam
Reklam