Babalar ve Oğullar, 19. yüzyıl Rusya’sının kuşak çatışmasını bir baba ve oğul üzerinden bize anlatır. Yazar, iki tarafın savunduğu fikirleri her fırsatta derinlemesine aktarır; karşıt fikirli kişilerin çatışmaları kitabın sonuna kadar devam eder. Ana konumuz nihilizmdir.
Bazarov, dünya edebiyatında en çok bilinen karakterlerden biridir. Yenilikçidir; geleneği, dini ve aşkı reddeder; bir o kadar da kibirlidir. Dönemin Rus aydınlarının temsili Bazarov’dur. Kirsanov ailesi ise eski Rusya’dır; geleneklerine bağlıdır. Bazarov'un aksine arkadaşı Arkadi, bu yeni fikirlere kapılsa da özünde babasının dünyasına ve aile değerlerine daha yakındır.
Bazarov’un Anna Odintsova'ya aşık olmasıyla bütün bildikleri ve inandığı tüm değerler yerle bir olur. Aşkı ve idealleri arasında bir savaş başlar. Kendisinden nefret eder ama aşka yenik düşer; doğayı sadece bir laboratuvar olarak gören bu sert rasyonalizm, duyguların gücü karşısında çatırdar.
Bazarov kendini bilime verir ama ölüm, ironik bir şekilde onu bulur. Bir otopsi sırasında kaptığı mikrop yüzünden hayatını kaybetmesi, bilime adanmış bir ömrün yine bilimsel bir kaza ile sonlanmasıdır. Turgenyev, Bazarov'un mezarı başında ağlayan yaşlı ebeveynlerini anlatarak, ideolojiler ne kadar sert olursa olsun sevginin ve yasın her zaman baki kaldığını gösterir.