Çocukluk evresi , kısa olsa da geleceğin kendi üzerine kurulu olduğu bir zaman dilimi olarak- insan hayatındaki en önemli evrelerden biridir.
... Bir çocuğun ruhuna dokunmak , onu kalbi ve aklı ile bir bütün olarak varoluşunun hakikatine yönlendirmek , işte asıl olan budur .
..Çocuğa hakikatin bilgisi güzelce anlatıldığında onun ruhunun vahyi almaya hazır olduğunu ifade eder. Fakat çocuk daha anne karnındayken yapılması gerekenler vardır. Öncelikle annenin, karnındaki yavruya biyolojik olduğu kadar kalbi bir bağla da bağlı olduğu bilinmelidir. Annenin Allah'a kurbiyet elde etmek için yaptığı her iş, onun ve karnındaki bebeğin kalbine sekine olarak dönecektir. Psikoloji biliminin tespitlerine göre de annenin hüznü, sevinci ve endişesi, bebeğin ruhunda derin tesirler uyandırmaktadır. Kur'an okuyan bir anne bebeğiyle bağını vahye dayalı şekilde kurmakta, ona fıtratındaki hakikati daha anne karnındayken fısıldamaktadır. Bu itibarla ilerleyen süreçte de benzer bir yöntem izlenmelidir. Bebek doğduktan iki yaşına kadar, kulakları lafza-i celalin tınısına boyanmalı, Ya Rab, Ya Muîn, el-Hamdülillah nağmeleriyle kulakları dolmalıdır.
Çocuğa iki yaşından üç yaşına kadar Fatiha, Asır, Kevser gibi kısa sureleri terennüm etmeli, ona bu sureleri belletmeye gayret etmelidir.
Çocuğun bilinci geliştikçe rızkın sahibinin Allah olduğu her fırsatta ona öğretilmelidir. Sofraya oturulduğunda besmele ile oturulmalı; sofradan kalkıldığında "elhamdülillah" sözü ile kalkılmalıdır. Çocuklar üç yaşından altı yaşına kadar hikâye dinlemeye meraklıdırlar. Peygamberlerin hayat hikâyeleri, ahlaki hikâyeler, Kur'an kıssaları bu dönemde vazgeçilmezimiz olmalıdır. Yedi yaşından on yaşına kadar çocuğun akli ve düşünsel melekelerin geliştiği dönem olması nedeniyle çocuğu okumaya teşvik