Yalnızlığım, inzivam, huzurum.
10/10
·622 syf.··
2025 14. kitabı
Her insanın içinde bir Oblomovluk vardır ben de dahil. Eserin sayfa sayısı sakın gözünüzü korkutmasın. O kadar akıcı bir eser ki keşke bir altı yüz sayfa daha olsaydı dersiniz . Yani ben öyle dedim . Eserin başkahramanı İlya İlyiç Oblomov’dur. İlya; uyuşuk, tembel, her şeyi erteleyen ve bu tembelliği yüzünden defalarca dolandırılan bir kişidir. Aslında İlya’nın böyle olması küçükken el bebek gül bebek tarzında büyütülmesinden kaynaklanıyor . Eserin diğer bi kahramanı ise Oblomov’un en yakın arkadaşı Ştolts’dur. Ştolts, Oblomov’un tersine okuyan, gezen, sorgulayan ve aklına koyduğunu yapan bir karakterdir . Defalarca Oblomov’u sıkıntıdan kurtaran bir kurtarıcı gibidir. Sürekli en yakın arkadaşının yanında olan ve onu Oblomovluk’tan kurtarmak isteyen bir karakterdir. Oysa Oblomov sadece birkaç kez bu çekilmez hayatından uzaklaşmıştır bunu da Olga’ya duyduğu aşk sağlamıştır . Fakat bu aşkın sonu da mutlu sonla bitmemiştir . Çünkü Oblomovluk her anlamda İlya’nın hayatını rehin almıştır . İlya ne kadar Oblomovsa ona sevgiyle bağlı olan uşağı Zahar’da o kadar Oblomov’dur. İlya, her ne kadar yaşadığı hayatın doğru olmadığını bilsede Oblomovluk bundan kurtulmasına izin vermiyordu. O, sadece bu hastalığı bir şekilde yendi o da: Ölmek. Kesinlikle okumanızı tavsiye edeceğim bir eser. Çünkü ya kendinizde ya da etrafınızda bulunanlar da mutlaka ama mutlaka bir Oblomovluk vardır. Alıntılar: *Ma solitude, mon hermitage, mon repos ( Yalnızlığım, inzivam , huzurum) *Evet, hayat konusunda şairim çünkü hayat bir şiirdir. Onu insanlar berbat ediyor. *Kurnazlık bozuk para gibidir . Onunla büyük şeyler satın alınmaz. Bozuk para ile bir insan ancak birkaç saat yaşayabilir. Kurnazlıkla bir şeyi gizleyebilirsiniz, bir adamı aldatabilirsiniz ama onunla geniş bir ufka varamazsınız, büyük
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
The Endless Cycle of Solitude
Puan vermedi
One Hundred Years of Solitude is a mesmerizing exploration of time, memory, and human solitude. Through the cyclical story of the Buendía family, Gabriel García Márquez shows how love, obsession, and loneliness repeat themselves across generations. The blend of magical realism with harsh reality makes the novel feel both dreamlike and painfully familiar. What stays with the reader most is the idea that solitude is not just a personal condition, but a collective fate shaped by history, forgetting, and the inability to truly connect.
One Hundred Years of SolitudeGabriel Garcia Marquez · Penguin Books · 199646,4bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·410 syf.··
2025 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2025 16:13
Ve Dağlar Yankılandı I think it tells the reasons for the emptiness inside a person. Brother, mother, father, and all kinds of relatives, although I like solitude
Alıntı
Ve Dağlar YankılandıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 202242bin okunma
10/10
·145 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2025 20:49
Merhaba sevgili okur, Bir kitabın her satır mı kıymetli olur? Bu işte tam da öyle bir kitap. Canım Fournier beni yine şaşırtmadı. Kitabın her sayfasına kalbimi bıraktım. Yaşlılığı ve yalnızlığı öyle vurucu anlatıyor ki, gençliğinin baharında olan birisi bile onu anlayabilir ya da en azından duygusunu hissedebilir. Şiir gibi bir durum anlatısı. Önemli olan nasıl bir yalnızlık içinde olunduğu galiba. İsmi tek ama türleri var yalnızlığın. * Loneliness, kişinin kendi seçimi olmadığı halde yalnız olması. * Solitude, kişinin kendi seçiminin sonucu olarak yalnız olması. Her iki durumda da başa çıkılması gereken şeyler var. Bakmayın, insanın kendi seçimiyle olan yalnızlık bile bir şekilde oraya evriliyor. Yavaş yavaş, nasıl olduğunu anlamadan “solitude” içinde buluyor insan kendini. Yazar insan hayatının en etkileyici durumlarını ve yaşanan en çarpıcı olayları öylesine sıradan bir şeymiş gibi anlatıyor ki hayran kalmamak elde değil. Bu sıradanlaştırılmış anlatım tarzı, anlatılanların etkisini hafifletmekten ziyade güçlendiriyor. Böylesine vurucu bir anlatıyı mizahla da süslemeyi başarıyor. Yazarın en sevdiğim yönlerinden birisi de her kitabında diğer kitaplarına yaptığı atıflar oluyor. Fransız olan yazarımız, kısacık kitapta Fransa’ya dair birçok şeyden bahsediyor. Fransız kültürü, müziği, resmi, edebiyatı… Bu tarz eserleri de severim, resimleri merak eder açar incelerim, bahsi geçen müzikal eserleri dinlerim, kitaplar hakkında bilgi sahibi olurum. Böylece okuma okumayı çağırır. Fark ettim ki, Monteigne’in Denemeleri’ni okuma zamanım geldi de geçiyor. Henüz iki kitabını okumama rağmen okumaya kıyamadığım yazarlar arasına adını yazdırdı Fournier. Herkese keyifli okumalar dilerim efenim…
Tek Yalnız Ben DeğilimJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20258,1bin okunma
10/10
Yazarın anlatımına çok çok bayıldımmm.Yalnızlığın en melankoli en hüzünlü yanını bize vurucu sözlerle çok iyi anlatmış.Yazarımızın da belirttiği gibi; " Yalnız değilim gölgem var ama konuşamıyor" Yalnız olmasak bile hepimiz bu yalnızlığı içimizde yaşıyoruz aslında.Bence okuyun derim sizler için de farklı bir kitap olacağına inanıyorum.Şu bilgiyi de öğrendim kitaptan İngilizler yalnızlıktan söz ederken iki farklı sözcük kullanıyorlarmış: Loneliss kişinin kendi seçim olmadığı halde yalnız olması.Solitude kişinin kendi seçiminin sonucu olarak yalnız olması.
Tek Yalnız Ben DeğilimJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20258,1bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2023 18. kitabı
Yalnızlığın Felsefesi’nde Lars Svendsen tek başınalık ve yalnızlık üzerinden ayrıma gidiyordu; yalnızlıkta insan kendisiyle bir başınadır, tek başınalıkta insan kendisiyle birliktedir diyordu. İkincisine çok uyuyorum, yalnızlıkla ilişkim zengin, birliktelik demekten çekinmem. Fournier ise başlarda; İngilizler loneliness ve solitude diye iki farklı kelimeyle yalnızlığı anlatırlar; kişinin kendi seçimi olmadığı hâlde yalnız olması ve kişinin kendi seçimi olarak yalnız olması. Fransızca’da iki ayrı kelime kullanılmaz, insanların yüzünden hangisi olduğu okunuyor diyor ve bana “dur bakalım, seçebildiğin için mi bu birliktelikten mutlusun?”diye sordurtuyor. Yaşlılık, yaşlanmayla gelen kayıplar, yalnızlık… Seçmediklerimiz… Ama bir yandan da hayat… O vakit tek başınalığın birlikteliğini hep zengin tutmaya devam… Yalnızlığa dair samimi bir anlatı. Hüzünlendiriyor mu? Evet. Yaşlandığımızda oku da bize bir kart falan at Can
Edebiyat
Tek Yalnız Ben DeğilimJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20258,1bin okunma