Bu ölüm haberine karşı ben içimde bir ezinti, bir çöküntü duydum. Zira ölenle, son zamanları gevşeyen, azalan, fakat kökleri mazinin sağlamlığı içinde kalan eski bir aşınalığım vardı. Hem ona acıyor, hem içimden,"Kendi kâinatımızın da söndüğünü yabancılar ancak böyle hissiz ve manasız birkaç cümle ile duyacaklar!"diyen bir hüzne dalıyordum. Zira, daima böyle, başkalarına acıdığımızı sanırken bile, içimizden mutlak biraz kendimize ağlarız.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Shakespeare'in son oyunlarından farklı olarak, burada işlenen konunun ana
hatlan çok yalındır: Milano Dükü Antonio'nun, Napoli Kralı Alonso'nun ve oğlu Ferdinand'ın bindikleri gemi korkunç bir fırtınaya tutulup batar. Denize dökülenler, ıssız görünen, ama aslında Prospero ile kızı Miranda'nın yaşadığı adaya çıkarlar. Prospero'nun yaptığı açıklamalardan, bu fırtınanın Prospero'nun
doğaüstü gücünden kaynaklandığını öğreniriz.
...Derinlemesine odaklanma becerimizi geliştirmenin de bitki yetiştirmek gibi olduğunu düşünmeye başladım. Odaklanma becerinizin büyüyüp tam potansiyeline ulaşması için de belli şeylerin var olması gerekiyor: çocuklarda oyun, yetişkinlerde akış halleri, kitap okumak, odaklanmak istediğiniz anlamlı faaliyetler keşfetmek, hayatınızı anlamlandırabilmeniz için zihninizin gezinebileceği alanlar, egzersiz yapmak, doğru dürüst uyku uyumak, sağlıklı bir beynin gelişmesini sağlayan besleyici gıdalar yemek ve güvenlik hissi. Dikkat becerinizi büyümesini önleyen ya da hastalanmasına yol açan şeylere karşı da korumanız gerekiyor: aşırı hız, bir işten öbürüne geçip durmak, çok fazla uyaran, zihninize girip sizi kendine bağlamak için tasarlanmış istilacı teknolojiler, stres, bitkinlik, gerginlik yaratan boyalarla dolu işlenmiş gıdalar, kirli hava.
SON
Sicilya Kralı Leontes, karısı Hermione'nin, Leontes'in çocukluk arkadaşı ve canciğer dostu. Bohemia kralı Polixenes ile ilişki kurduğunu aklına koyar durup dururken. Leontes kıskançlıktan ansızın delirmiştir sanki. Kıskançlık deyince, Othello aklımıza gelir. Ne var ki, gerçekten kıs kanç olan, daha doğrusu doğuştan kıskanç olan Othello değil, Leontes'tir. Othello'nun kıskançlığı için nedenler vardır; çünkü
hem bir zenci olarak aşağılık duygusu içindedir, hem de lago gibi bir canavarın eline düşmüştür. Othello'nun kıskançlığına inanılır. Oysa, Leontes'inki için hiçbir neden görülmediğinden bu kıskançlık inanıtamayacak kadar yapay bir duygu izlenimini verir. Bu yüzden de, Othello'ya acıdığımız gibi ona acıyamayız; bir
deliden korkar gibi ondan korkarız sadece. Leontes sadık adamlarından birine , Polixenes'i hemen zehiriernesini emreder. Polixenes ancak kaçarak canını kurtarır. Bunun üzerine Leontes, Hermione'nin doğurduğu kız çocuğunun Polixenes'den olduğunu uydurarak, bebeğin ateşe atılıp yakılmasını emreder. Ama tüm saray halkının diz çöküp yalvarıp yakarması üzerine, bebeğin ıssız bir yerde ölüme bırakılınasına razı olur. Bu arada aklı
başında bir kadın olan Pauline, bayılan Hermione'nin öldüğünü haber verir. Aradan on altı yıl geçer. Bu süre içinde, yaptıklarına köpekler gibi pişman olan Leontes ile birlikte , biz de kraliçenin
öldüğünü sanırız. Ne var ki, oyunun sonunda gene her şey tatlıya bağlanır. Bebekken dağ başında bıraktidıktan sonra bir çoban tarafından büyütüten Leontes'in kızı Perdita ile Polixenes'in oğlu Florizel, birbirlerinin kimliğini bilmeden sevişirler.
Bu gençlerin sevdası sayesinde babalan barışır. Herkesin mutluluğunun tam olması için, Hermione'nin "dirilmesi" gerekmektedir. Son sahnede o da olur; Leontes ile kızına, kraliçeye tıpkı
benzeyen bir