~•~
İnsanlar sekerat anında yalnız başlarına makinalar altında ne yapıyorlar?" Uzun uzun ellerine baktıktan sonra, yüzüme tokat gibi çarpan şu cevabı verdi: "Evet, sayamayacağım kadar çok
El yazmalarındaki son cümle, insanın zaman ve mekan düzeni içerisindeki yerine yerli yerinde oturuyordu.”Soyun atası ağaca bağlanır, sonuncusunu da karıncalar yer,” diye yazmıştı Melquíades.
-Öyle bir insan ol ki, Allah sana senin gibi birini versin, diye yapılan dualara rahatlıkla âmin diyebilesin.
+Bu kadar süslü cümlelerle nasihatler veren bir hırsıza ilk defa rastlıyorum. Bu süslü cümleleri kuracağına biraz daha düşünüp kendi hayatını kursaydın.
-Ben söylemedim zaten.
+Neyi?
-Son kurduğum cümle bana ait değil.
+Ya kime ait?
-Cübbeli Ahmet Hocaya.
“Hz. Peygamber, iki ayrı hadisinde, Müslümanların birbiriyle ilişkisini anlatırken bir vücudun organlarını ve bir binanın tuğlalarını misal olarak zikreder. Vücuttaki bir organ rahatsızlandığında, diğerleri bu acıya ve hastalığa nasıl katılırsa, Müslümanların da birbirine yakınlığı bu seviyede olacaktır. Keza, bir binanın sağlamlığı, tuğlalarının birbirini sıkıca kavramasına ve hep birlikte o binayı ayakta tutma gücüne bağlıdır. Müslümanlar da aynı şekilde sımsıkı irtibatta olacaklar, ümmet binasını ayakta tutacaklardır. İslâm coğrafyasına bakışta, "aidiyet hissi" çok hayatîdir. Bu, yorumlara ve değerlendirmelere insaf katacak, konuşan kişi İslâm dünyasından bahsederken aynı zamanda kendisinden de bahsediyor olduğunu bilecektir.”