(4) Bilinçlilikten doğan bir itiraz: Bu sav, Profesör Jefferson'un 1949'daki Lister Nutku'nda gayet güzel ifade edilmiştir; oradan alıntı yapıyorum:
Bir makine, simgeleri gelişi güzel yerleştirerek değil ama düşüncelerinden ya da hissettiği duygulardan ötürü sone yazmadığı ya da konçerto bestelemediği müddetçe, makinenin beyne denk olduğunu kabul edemeyiz; yani yazmakla kalmamalı, bunu kendisinin yazdığının da farkında olmalı. Hiçbir mekanizma, başarılarından ötürü haz, vanaları eridiğinde keder duyamaz, övgü aldığında içi ısınmaz, hatalarıyla sefil duruma düşmez, cinsellikten büyülenmez, istediğini alamayınca öfkelenmez ya da kederlenmez (yapay bir sinyalden bahsetmiyorum, bu kolay bir tertibat olurdu).
Savurgan güzel, nedir bu kendine harcaman
Senin mirasın olan güzellikleri böyle?
Doğa temelli vermez, ödünç verir her zaman:
Eli açık olana borç verir içtenlikle,
böyle yanlış kullanmak olur mu, güzel pinti,
Miras bırakman için sana bırakılanı?
Kâr etmeyen tefeci, bu koskoca serveti
Niye tüketiyorsun yaşatmak varken canı?
Meraklısın kendinle içli dışlı olmağa;
Bu, tatlı benliğini sırf aldatmağa yarar.
Vaktin geldi diyerek seni çağırsa doğa
Vereceğin hesapta elle tutulur ne var?
Kullanmazsan gömülür güzelliğin seninle,
Kullanırsan vârisin olur da sürer böyle.