Aşk gibi son­suz umutlar ve beklentilerle başlayan ve hiç şaşmadan yı­kılan bir başka faaliyet ya da yatırım bulmak çok güçtür.
Ama sonsuzluğa en fazla karıştığı o anda sonsuz olmadığını da anladı. Ölümsüz olduğunu en fazla zannettiği solukla, ölümlü olduğunu kavradı. … Hazdan acıya arzudan utanca döndüğü anda Adem, henüz cenneti yitirdiğini bilmeden cenneti özledi.
Sayfa 117·Kitabı okuyor
“Ey soyumdan ve aşkımdan yana olan kalbim her şeyden umut kesilir her şey kırık sen ufalınca oysa son provasını yapıyoruz bir büyük destanın.” sonsuz bir biçim olacak o herkes katılınca
Anlam sorusunu kurcalamayı kendimize yasaklayacak bir durum yok. Önemli olan, mutluluğun bu sorunun sorulmadığı noktada kendini gösterdiğini mümkün olduğunca çabuk anlamaktır. Bu bir aydınlanma, parlak bir mutluluk, bazen bir coşku anı; ama aynı zamanda çok basit bir deneyim olabilir, ki genellikle öyledir. Çok hoşunuza giden bir gezi yaptınız, sizi göklere çıkaran bir aşk ya da erotizm yaşıyorsunuz, arkadaşlarınızla bir gece geçirmektesiniz ve birdenbire bu deneyimin -gezi, aşk, cinsellik, arkadaşlık- kendi kendini doğruladığını anlayıverdiniz, hep başka bir şeye gönderme yapacak bir duyguya bağlı olmaksızın hem de. Bu deneyim o kadar dolu, o kadar mutluluk verici, o kadar yalındır ki, başka bir gerekçeye ihtiyacı yoktur. Bu dakikadan itibaren artık anlam arayışında değilizdir, gerçeği, doğruyu, varoluşu tecrübe etmekteyizdir. Anlam arayışı sonunda ucu daima dine varır, çünkü sadece öteki üzerinden var olabilir anlam: Hayatın anlamı başka (ölümden sonraki) bir hayat, dünyanın anlamı dünyadan başka bir şey, yani Tanrı olabilir ancak. İnananlar için ne mutlu. Ama filozof yorumbilgisi yapmaz. O anlamın değil gerçekliğin peşinde koşar. Ve bilge kişinin ulaştığı, daha doğrusu içinde bulunduğu, zevk aldığı şey de hep eksikliği duyulan anlam değil, hep var olan gerçekliğin ya da sonsuz doğruluğun bir parçasıdır - filozofun dahil olduğu, onu aşan, taşıyan, alıp götüren ve şimdiki zamanda tek bir bütün oluşturan gerçeklik ile doğruluğun ...
Gerçek aşkın sonsuz, hep kendisi gibi olduğuna, karalılığını ve saflığını koruduğuna, taşkınlık gösterilerine gerek duymadığına inananın; saçları beyazlasa da yüreği gençtir.
Aşk, hayatın en yüce ifadesiydi.Doğa, Martin'in içindeki en kuvvetli şey olan aşkı tasarlamış, bahşettiği hayal gücüyle etkisini yüzde sonsuz artırmış, sonra da aralarına karışması ve dengini bularak bu büyük heyecanı yaşaması için onu fanilerin arasına yollamıştı.
Sayfa 372·Kitabı okuyor