Hayattaki her şey, durmaksızın elimizden uçar gider. Karanlıklar, aydınlıklar birbirine karışır. Bir parıltıdan sonra bir sönüş; insan bakar, telaşlanır, geçeni yakalamak için ellerini uzatır; her olay bir yol dönemecidir; sonra bir de bakarsınız ki yaşlanmışsınız.
Sayfa 383·Kitabı okudu
Alıntı
Büyü, 'sırlı etki' demek. Eski Türkçe'de 'bögü' -şaman, bilge, hekim- kelimesiyle akraba. 'Büyük' sözcüğünün de aynı kökten geldiği söylenir. Büyüleye büyülene, büyürüz. Tabiatı, hayatı yani nesneleri ve olayları-durumları hiçbir zaman mutlak manada algılayıp, çözümleyemeyiz. Ses, ışık, doku, hareket, ısı, biçim, koku, zaman... bizi çeker, iter, zindeleştirir, uyuşturur, müspet veya menfi hislerle doldurur. Sadece doğada değil, kültür alanında da 'sırlı etkiler' altındayızdır. Mimari, müzik, tiyatro, resim, şiir, sinema, moda, reklam, din, teknoloji... her şeyin kavrayamadığımız, açıklayamadığımız, 'örtülü' yönleriyle bizi 'sardığı' aşikardır. Bize bariz, belirgin, apaçık görünen ne varsa, az çok gizli, tümüyle nüfuz edilemeyen bir nitelik taşır. Yaşam denkleminin bir sabitidir sihir. Bilhassa insan yaşamının. Donatımımız, kapasitemiz, kudretimiz... yetersiz olduğundan, tek başına değil -ister sürü ister toplum- bir arada yaşıyoruz. Uzlet bile diğerlerinin katkılarıyla mümkündür: Bebekler inzivaya çekilemezler. Kendimizi zeki sanırız mesela. Halbuki zekamız daima başkalarının zekasıyla mukayyettir. Okuduğumuz kitap yazıyı matbaayı, mizanpajı, grafik tasarımı, yayım düzenini... yani sayılamayacak ve bizim asla tek başına üstesinden gelemeyeceğimiz kadar çok değeri üretmiş insanların eseridir. Bir arkadaşa matrak bir mesaj yazdığımızda, Graham Bell'den bu yana milyonlarca insanın, milyarlarca saatlik performansından faydalanıyoruz aslında. Her an, insan varoluşunun büyülü veya lanetli fakat muhakkak surette sırlı işleyişi içinde deviniriz. Unutuş, tesadüf, şok, aldanış, mucize... şöyle dursun... hiçbir cazibe, temas, kesişim, kopuş, heyecan, serpilme, kuşatma, sönüş, itiş, yoğunluk seyreliş... esasen sihirsiz değildir. Sıradanlık bile birçok açıdan gizemlidir. Herkes
Sayfa 111·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
ödül-tahmin hatası (reward prediction error)
Ödül Tahmin Hatası = Salgılanan Dopamin - Beklenen Dopamin -ilk ihtimalimizde standart "beklenen sonuç" sıfırdır. -İkinci senaryomuzda sonuç pozitif yani beklenenden daha olumlu gerçekleşir ve dopamin daha fazla salgılanır. -En son ihtimalde kötü olma durumda ise sonuş negatif çıkar yani hayal kırıklığı yaşanır.
Sayfa 79·Kitabı okudu
Sevgili hocamızı son gördüğümde, yorgun bakışları yanında yattığı pencereden gri gökyüzüne çevrili, çevresi ile ilişkisini kesmiş, sakin ve sessiz yatıyordu. Sanki büyük bir 'final'in sessiz bir 'coda'sı, sanki oratoryo'nun sonundaki deyiş gibi idi bu sönüş. Sonra o gri gökyüzü de giderek soldu.
Sayfa 49 - Cengiz Tanç·Kitabı okudu
Ama solup pörsümeme sebep olan sadece zaman değildi. İnsanın yaşadıkları da vaktinden önce solmasına neden olurmuş,öyle derler.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Beklenti onu tüketir gibi oldu. Derin bir sönüş, renklerin geri çekilmesi, hayat boş hissi.
Sayfa 27 - Sia Kitap·Kitabı okudu