Geri İstiyorum Kardeşim..
9/10
·320 syf.·
2025 26. kitabı
Ne yaz ne kış; en güzeli ilkbahar. Bu düşünceyi zihnimde yavaş yavaş oturtmaya başladığım, hafif soğuk ama güneşli, güzel günlerin sevinciyle dolup taşmaktayım. Beni böyle güzel havalar mahvetmez, aksine coşkumu artırır. Artık böyle düşünüyorum ve bu düşünce sayesinde de böyle hissetmeye başladım. Her şey bu kadar güzelken, uzun zamandır merak ettiğim ve okurken moralimi biraz bozacağını bildiğim o kitabı okumak için doğru zamanın geldiğini düşündüm. Malum, "Her nasip vaktine esirdir." derler ya; bence her kitap da vaktine esir olmaktan kurtulamaz. Ben de doğru zamanda, doğru kitaptaydım bu sefer... Kitabı elimde gören birçok kişiyle içeriği üzerine sohbetler ettik. Başında, ortasında veya sonunda fark etmeksizin, okuduklarım insanların dikkatini çekmeye yetti. Başlarda daha çok, yazarın kişisel deneyimini okuyup bunun üzerine konuşuyorduk. Kitabın ortalarına ve sonuna geldiğimdeyse, anlatılanların aslında çok daha küresel bir sorun olduğunu fark edip bunu insanlarla da paylaşmaya başladım. Herkes bu sorunun farkında gibi görünüyordu, ama sonra düşündüm ki farkında olmak, doğru bir pozisyon aldığımız anlamına gelmiyor. Kapak fotoğrafı, kitap ismi ve önsözü bile içerikle ilgili çok şey veriyor insana. Ancak sorunun ciddiyetini tam anlamak için yalnızca okumak yetmiyor; bu kitap, özümsemeyi gerektirenlerden. Okumak, özümsemenin ön koşulu elbette; ama okurken bile dikkatimin sürekli dağıldığını fark ettim. Kitabı tekrar okusam, ilk okuduğumdan çok daha fazla cümleyi işaretlerim diye düşünüyorum. Bu süreçte; telefon bildirimleri, dış sesler, alakasız düşünceler, okul işleri... Hepsi en az kitap kadar dikkatimi celbetti. Bazen özellikle sesin yüksek olduğu ortamlarda okumayı denedim; bazen de çevremde pek az dikkat dağıtıcı varken. Elbette ikincisi çok daha verimliydi,
Çalınan DikkatJohann Hari · Metis Yayınları · 20245,2bin okunma
bak Şopen, sana iki çift lafım var.
Puan vermedi·80 syf.··
2024 175. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2024 09:17
Şopen kadınlardan nefret ediyor. Herhalde çok sevdiği bir kadınla ilgili. Nedense beni hiç etkilemiyor söyledikleri, daha önce de okudum. Doğru tespitleri ile yanlış bildiği kendi doğruları kapışır bana göre. Çünkü Şopennn hiçbir kural genel değildir. Genelleme yapmak hep kullanılan, kolay bir yöntem ama bütün kadınlar aynı değil, hatta hiç kimse hep kendi gibi kalmaz diyeceğim. Değişiyoruz. Dönüşüyoruz. Bazen iyi bazen kötü. Aşkın metafiziğini yaparken yani felsefesini, felsefede kalmayıp gerçekten insan fiziğine girmiş. İstediği kadar büyük bir yazar olsun bana fark etmez, yaptığı yanlış. Metafizik ruhsaldır; felsefedir. Kadının fizyolojisiyle buraya varamazsın. Aynı şekilde erkekleri irdelerken de. Belki çeviri kaynaklıdır o yüzden yazarı suçlayamam. Ama metafizik de başka nasıl çevrilir bilmem. Metaphysik der Geschlechtsliebe. Bir de kadınları sadece doğuran cinsten irdelemesi var ki o tam bir fiyasko. Ne yani doğurmayanlar kadın değil mi? Bazı konularda belli ki yetersiz bilgiye ve çokça nefrete sahip. Ve nefretin gözü kördür meleği şeytan gösterir. Kadınlar anne olmadan da annelik yapabilir Şopen. Annenle girdiğin çatışma onu anne yapamamış senin gözünde; demek ki doğurmakla anne olunmuyormuş. Bir evde iki dahi olmaz diye düşündüğün bir annen var, aynen evveliyatını biliyorum senin. Kendi kendini çürüttüğün için fazla söze gerek yok. 04.08.2021/Aşkın Metafiziği Kitabın vermek istediği mesajın ana konusu olmasa da "Doğayı isterseniz tırmıkla sürüp atın, gene de geri gelir." şu cümle bana ferahlık verdi. Doğayı katlettik yıllar yılı... Umuyorum geri gelir. İlginç bir kitap, daha önce feminist diye bildiğim arkadaşlarımdan duymuştum bu kitabı nefretle... Değişik cümleler vardı ama ben Schopenhauer'in o kadar hadsiz olamayacağını düşünüyorum. Mesela, kadınlar her
Edebiyat
Aşkın MetafiziğiArthur Schopenhauer · Yapı Kredi Yayınları · 201916,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·128 syf.··
2024 27. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2024 18:30
Say Yayınları'nın felsefe çevirilerine bayılıyorum. Gayet anlaşılır oluyor. Bu kitapta Şopen reis bize reenkarnasyonun idrak edilebilir boyutlarını anlatmış. Ezoterik öğretilerin hepsinde olan bu inancı irdelemek için güzel Bir kaynak çıkmış ortaya.
Ölümün AnlamıArthur Schopenhauer · Say Yayınları · 20121,354 okunma
Sipiloler içinde şopen amcam
Puan vermedi·104 syf.··
2024 2. kitabı
Sosyolojik bir kapsamı olduğunu düşünmesem de bu herif iç dünyadan anlıyor. Dehayı ve sıradanı; çok net, içeriden, daha derinlikli bir yerden aktarıyor. Günlük hayatın felsefesi için tamamen kaynak olmasa da, büyük bir yardımcı kaynak olur herhalde. Biraz gözlem sevenin okuyacağı türden. Bir kaç alıntımı da buraya not etmek istedim: “ cesaret ve kararlılık olarak görünen böyle bir enerji, bir de kabiliyetli ve kendisini kolayca izah eden bir akılla, doğru bir yargı gücüyle, bir parçacık zekilik ve kurnazlıkla bir araya geldi miydi, işte size bir devlet adamı yahut Ordu Komutanı.” “Deha Çifte akla sahip bir kimsedir “ “Güzel Sanatlar şiir ve felsefe alanında bir milletin ürettigi eserler, işte sahip olunan bu akıl fazlasının sonucudur “ “Şairin soyut kavramlar sayesinde, seziş-kavrayış anını ifade ederek ve dolayısıyla onu açık bilince getirerek, tam ve doğru şekilde yeniden uyandırmasını mümkün kılan, bu yansıtıcılıktır. Benzer şekilde başkalarının sadece hissettiği her şeyi onun sözcüklerle dile getirmesini mümkün kılan da aynı şeydir.” “Kendi özel hayatlarında insanlar; her zaman bir insanın göründüğü gibi olduğu ilkesini düstur edinirler. Fakat bu ülkeyi uygulamada güçlükle karşılaşılır.” “Asil anlamında sıradan sözcüğü tüm türe özgü ve bütün tür için ortak olan şey anlamına gelir. Bir başka söyleyişte türün doğuştan sahip olduğu şey demektir.”
Seçkinlik ve Sıradanlık ÜzerineArthur Schopenhauer · Say Yayınları · 20161,207 okunma
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2023 10. kitabı
Şopen emmim kızgın yine düşünmenin gereksiz kılındığı seri okumalara. İnsanlarin söyleverine bir katkisi olmaycaksa eğer bir düşünce kıvılcımı ateşlemeyecekse ve kuru kalabalığın üyeleri olmaya devam edecekse birey önüne gelen herseyi lezzet almadan ögüten makanik bir domuzdan farki yoktur diyor. Tekrar ve tekrar sanatın değerine değinmekte irdelemekte. dilin köküne gelişimine dair fikirlerini beyan ederken daha çok mitlerin birbirine benzerliği tureyislerini de ele almış ve bunların düşün edebiyat sanata neler kattığını neler eksilttigini sunmakta. inan sisteminin kopyacilıĝınada değinerek. duymak ve görmek duyularinin insan üzerinde ki işlevselliği ve millet dillerinin insanlara ne yönde kolaylık sağladığını yahut sığ bir sistem yarattığınida söyler. latincenin nasıl yozlastirildigina dair sitemleri söylerken kelimenin çevirilerde duygularını kaybeden kelimeler cümleler zorbalığa mahkum olmuştur milliyetçi akimlarla. felsefenin sanatın edebiyatın doğduğu toprakların özünde kalmasından yana. herzaman olduğu gibi eğitim sisteminin saçmalığından yana ezbere dayalı öğretim iyi bir eğitim değildir her otuz yılda bir meydana gelen zamane gençlerinin zirvalilarindan boş yaşantısından dert yanar. insan ömrünün yetersizliği yazılı kaynakların doğmasına ve bu kaynakların gelişime açık beyinlerin irdelemesiyle gelişerek sınırlı sayıda olan dahilerin türemesine kaynak olmuştur. Grek ve Hint edebiyatına önem vermiştir her şeyin asya dan doğan akimla başladığı gerçekliğini her zaman dile getirmiştir. bir düşün ile başlayan insan evrelerini evrenin gizemlerini hayal gücünü çoklu tanricilik yada felsefe her fikre açık bu sistem edebiyat dünyasını yazin ve düşün olarak her zaman etkilemiştir. sonuç olarak insan trajedi ile sekillenmistir acı çekmeye meyilli değiliz aslında gerçek
Okumaya ve Okumuşlara DairArthur Schopenhauer · Say Yayınları · 2011570 okunma
7/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
Zati muhtereme aşina olanlar üslubunu kıyaslama ve akilciligini bilir. kişisel on görü ve deneyimlerine dayanarak güzelliğin mutluluğa neden davet ettiğini ve bunun estetik duyusallari nasıl ve ne yönde tetiklediğini Müzik, Sahne sanatları,  Resim , Heykel, Şiiri irdeleyerek anlatisini bilme ve bilgisizlik kapasitesiyle irade ve hedefler çizgisinde insanlarin tercihlerini yargılayarak sunmuş. Bilgi gerçek sanatı doğurduğu kadar bilinçsizlik kargaşaya yol veriyor, sanat adı altında anlasabilirlikten uzak anlasilamamazlik üstün bir üsluba eşdeğer biciliyor. Kuşaklar arası bağı bildiğimiz halde dillendiremedigimiz sanat kültürü bilgi çağının getirdiği bilgisizlik çoğunluğu marjinallik adı altında bir savaş meydanına biletlerini yok satıyor. acaba bilgisizlik mi sanat anlayışına kit geliyor yoksa kişisel yozluk mu anlayışı kıt yapıyor. Eserlerinde başlıklar altında konulara giriş yapsa da şopen emmi bir bütünlüğü yakalatiyor en azından ben başlıkları ayırmadan genel bir kavram çıkarma yetisine yönlendiriyorum kendimi..
Güzelin MetafiziğiArthur Schopenhauer · Say Yayınları · 2010494 okunma