Puan vermedi·448 syf.··
2026 51. kitabı
Herkese merhaba Bugün, kadın cinayetlerini konu edinen bir polisiye gerilim kitabıyla, Yolun Sonundaki Kadınlar ile geldim. Cinayet Büro'da komiser olan kahramanımızın, çözmeye çalıştığı vahşet dolu kadın cinayetleri ve yoğun çalışma temposu nedeniyle gerçeklikle bağı kopmaya başlar. Tam da bu dönem de; garip ve bir o kadar da gizli bir takip işi teklifi alır. Takip edeceği kişi bir kadındır ve verilen avans tutarı bile o kadar fazladır ki; reddetme şansı yoktur. Komiser, anlam veremediği takip işiyle sonları aynı ancak hikayesi farklı kadın cinayetlerini çözmeye devam ederken; kitabın son sayfasında, Möbius Şeridi metaforu devreye girer ve hikaye başladığı yere geri döner. Sayfalar ilerledikçe çözüme ulaşmak şöyle dursun çok daha fazla soruyla kafanızın iyice karışacağı, akıcı olduğu kadar psikolojik yönü de güçlü bir polisiye okumak isterseniz doğru yerdesiniz. Keyifli okumalar * Möbius şeridi: Başlangıçta birbirinden tamamen zıt veya ayrı olduğu düşünülen kavramların, aslında tek ve kesintisiz bir bütünün parçası olduğunu ifade eden felsefi ve psikolojik bir anlatımdır.
Yolun Sonundaki KadınlarDersim Özel · Alakarga Sanat Yayınları · 202645 okunma
10/10
·222 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
124 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 13:31
Allah’ım sözün güzelliği ; Syf. 184 Bir hadiste,Allah Resul’ünün [sallallahu aleyhi vesellem] şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Kim Allah’a kavuşmayı severse,Allah da ona kavuşmayı sever.”
Din
Kalp Alemi - 1Siraceddin Önlüer · Semerkand Yayınları · 201088 okunma
Reklam
Kurumsal din vs dinin özü tartışması
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
107 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 23:35
Kitap o kadar harika ki hemen okumayın; anlayabileceğinizi düşündüğünüzde okuyun. Kitap aylardır elimdeydi çünkü bazı terimleri anlamak çok zordu. Tolstoy'un anlam arayışı beni çok cezbetti. Çünkü yazdığı başyapıtların ona kazandırdığı ün ve şöhrete rağmen hayatın anlamını aramaya başlıyor. İlk başta pozitivist bir yerden yaklaşıyor ama bulamıyor; hatta felsefenin bile bu konuda yetersiz kaldığının farkına varıyor. Bu beni çok etkilemişti. En sonunda alt sınıfın nasıl yaşadığını gözlemliyor ve inanç olmadan yaşamın olmayacağına inanıyor. Kendisinin de bulunduğu camianın yaşamını reddettiğini söyleyerek, bu sebeple o zamana kadar hayatın anlamını yanlış yerde aradığından bahsediyor. Yani hayatın anlamının nasıl yaşadığınla ilgili olduğunu söylüyor; bu nedenle de "Benim için hayatın anlamı bir hiçti." diyor. Yaşamını bir parazitin yaşamına benzetiyor. Sonuç olarak, yeryüzünün bir iradenin sonucu oluştuğunu ve biz de bu iradenin anlamını kavramak istiyorsak önce bizden istenenleri yerine getirmemiz gerektiğini söylüyor. Bu cümlelerine âşık olmuştum. Kitabın 11. bölümü ayrı bir kitap olmalı. Tolstoy zaman zaman yine Tanrı'nın varlığını hissedemediğinden yakınıyor ve şöyle bir cümle kuruyor: "Ben, onsuz hayatın olmayacağı şeyi arıyorum." Daha sonra, Tanrı olmadığında intihar düşüncesiyle dolup taştığını; inandığında ise yaşama sevinciyle dolduğunu fark ediyor. Şu cümleler beni özellikle çok etkilemişti: "Tanrı'nın varlığını bildikçe yaşıyorum; onun varlığından emin olmadığımda ölüyorum." Ve sonra şu sonuca varıyor: "Orada işte. O, onsuz yaşanılamayandır. Yaşamak ve Tanrı'yı bilmek aynı şeylerdir. Tanrı hayatın ta kendisidir..." Daha sonra Tanrı'ya tamamen inanıyor ama kilisede doğru bulmadığı şeyler üzerine düşünmeye başlıyor. Bunlara inanmayı kendine yalan söylemek
1000Kitap
İtiraflarımLev Tolstoy · Flamingo Yayınları · 202229,3bin okunma
9/10
·96 syf.·
2026 56. kitabı
NEFSANİ İSTEKLERİN KIRILMASI Hüccetü'l-İslâm İmam Gazzâlî Hazretlerinin kaleme aldığı insanın nefsi arzularını kontrol altına alma yollarını anlatan klasik bir İslam ahlakı eseri olan #nefsaniisteklerinkırılması nın yorumu ile karşınızdayım. Eser, İmam Gazali'nin başyapıtı olan İhyau Ulumid-Din (Dini İlimlerin İhyası) adlı kitabının "Mühlikat" (Helak Eden Şeyler) bölümünden müstakil hale getirilmiştir. Kitapta temel olarak oburluk, şehvet, harama meyil gibi bedensel hazların insan ruhuna verdiği zararlardan bahsederek Müslümanlara sırat-ı müstakimi ve itidali göstermektedir. İtidal (denge ) İlkesine göre ne bedeni tamamen halsiz bırakacak kadar aç kalmalıyız ne de ibadete engel olacak kadar çok yemek yemeliyiz. Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: “Açlık ve susuzlukla nefsinizle mücahede ediniz. Çünkü nefisle mücahede konusundaki mükâfat Allah'ın (cc) yolunda mücahede edenin mükâfatı gibidir. Öyle ki Allah'a (cc) açlık ve susuzluktan daha sevimli gelen bir amel yoktur.” Şehvet ve Arzulardan Sıyrılmak ilkesine göre karşı cinsle ilişkilerde ve dünyevi arzularda ifrattan (aşırılıktan) kaçınmanın, ruhun özgürleşmesi için şart olduğundan bahsedilir. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulur: “Nihayet onların peşinden öyle bir nesil geldi ki bunlar namazı bıraktılar; nefislerinin arzularına uydular. Bu yüzden ileride sapıklıklarının cezasını çekecekler. Ancak tevbe eden, inanan ve iyi iş yapanlar, onlar cennete girecekler ve hiç haksızlığa uğratılmayacaklardır.” (Meryem sûresi, 59-60)
Din
Nefsani İsteklerin Kırılmasıİmam Gazali · Sufi Kitap · 2024338 okunma
Zamanın verdiği hükmü değiştirmeye kimsenin gücü yetmez.
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Son dönemde ülke siyasetinde süregelen devlet aklı ve yeni ittihatçılık tartışmalarına tarihi bir şahitlikle kaynaklık eden Kemal Tahir'in bu romanı, bana, Cumhuriyetin ilanı ve sosyal ve siyasal iktidarın taksimi ile tasfiyeye tabi tutulan bir grup vatanseverin yaşadığı ikilemleri ve vatana sadakatlerinin sınava tabi tutulduğu olayları, Kara Kemal elinden tasfiye edilenlerin hissiyatlarını, Abdülkerim özelinde aksiyonerlerinin karakterlerini, Emin bey özelinde ise fikri destekçilerinin ikilemlerini ilk elden okuma fırsatı verdi. Yine ülkede böyle olmasaydı da şöyle olsaydı diye yaptırdığı sorgulamalar ve açtığı düşünce kulvarları çok değerli. Bunun haricinde okuması hızlı olan bu roman dil açısından ise günümüz Türkçesine yakınlığı ile oldukça sade geldi. Ağdalı bir dil olmasa da eski kelimelerle daha çok bezeli olmasını tercih ederdim. Zamanın verdiği hükmü değiştirmeye kimsenin gücü yetmez. Asıl "Kurt Kanunu" bu olsa gerek. Kemal Tahir Kurt Kanunu
Tarihi Roman
Kurt KanunuKemal Tahir · Ketebe Yayınları · 20266,5bin okunma
Puan vermedi
Sadece o günün dünyası için farklı ve mevcut düzeni yanlış bulduğundan Kabul etmeyip Dışında kalmak istiyor diye Vahşi denilen zatı-muhtereme Vahşi diyenler, Vahşiliği medeniyet diye İnsanlığa sunmuş ve sonra da Bizden olmayanlar Vahşidir demişlerdir... Psikoloji de buna yansıtma derler. Türkçesi : Sende ne varsa Karşıda o var zannedersin ! ( İlaveten ) bu tür romanlarda Hep dikkatimi çekmiştir. Dünyada şöyle güçler vardı da Bize şunu yaptılar / bunu dayattılar gibi Laf salataları yapılıyor ama Bir Allah'ın kulu da Neden ve ne sebepten Yapıyorlar demiyor niyeyse. Not : Niyesi belli. Onu da ben anlattım işte...
Alıntı
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,3bin okunma
Reklam
Reklam