Mehmet Y.

Mehmet Y.
Ben, Mehmet Yılmaz (Samsunlu) Okuduklarımı duvarımda, yazdıklarımı yazar profilimde görebilirsiniz.
Hayır Diyebilmek
Hayır demeyi bilmeyen insanlar, en çok kendilerini ihmal eder. İncitmemek için susar, kırmamak için eğilir, terk edilmemek için kendinden ödün verir. Ve sonunda bir bakar ki: Ne kimseye yaranabilmiş, ne de kendisine yetebilmiş. Biliyor musun? Hayır demek bencillik değil, özsaygıdır. Hayır demek kırmak değil, sınır çizmektir. Hayır demek “seni sevmiyorum” demek değildir; “Seni seviyorum ama seninle birlikte kendimi de seviyorum,” diyebilmektir.
Sayfa 203 - Kronik Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bir aşık kadar masum ve bir aşık kadar günahkarım ben.
Sayfa 26 - DK
Anladım ki bu dünyanın tek hakikati insanın yalnızlığıdır, ötesini anlamaya çalışanların kalbinde sadece yorgunluk kalır.
Sayfa 14 - DK
10/10
·448 syf.·
2025 33. kitabı
Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın uzun zamandır üzerinde çalıştığı kitabı Fatih Sultan Mehmed piyasa çıktı. Hoca, Doğu’nun ve Batı’nın Efendisi olarak nitelendirdiği ve eşsiz bir padişah olarak portresini çizdiği Fatih’in yaşadığı dönemi anlatıyor. Bunu yaparken sadece onun kişisel hayatını değil, devrin sosyo-politik yapısını, Osmanlı’yı ve fethettiği ya da etkileşime girdiği çevresini de kaleme alan Ortaylı, Fatih’in fikir dünyası ve uygulamalarının altını çizerken, bir yandan da İstanbul’un Fethi’nden, ölümüne kadar pek çok konuda halen cevabı aranan soruların peşinde koşuyor. Günümüz Türkiyesi'nde hemen her kesimin üzerinde ittifak ederek beğendiği nadir tarihi şahsiyet Fatih Sultan Mehmed olabilir. Artık maalesef ortak değerlerimiz pek kalmadı. Şahsen benim de Osmanlı padişahları arasında ilk üçümde yer alan kişidir adaşım sultan. İlber Ortaylı, bir tarihçi olarak iyi bildiği ancak bir Türk aydını olarak da hayranlık duyduğu bir insanın portresini yazmış.
Fâtih Sultan Mehmedİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 2025923 okunma
7/10
·272 syf.·
2025 35. kitabı
Yaşar Kemal'in yaklaşık 1750 sayfayı bulan, Bir Ada Hikayesi dörtlemesini her ay bir kitabını okuyarak bitirdim. Özünde bir mübadele romanı olan seride, Türk-Yunan nüfus mübadelesi sonucunda Kuzey Ege'de Türkiye'ye yakın bir yerde bulunan bir kurgu ada olan Karınca Adası'nda yaşayan Rumların birkaç gün içinde adayı, yani yurtlarını terk etmeleri ile başlayan hikayede, buraya gelen bir Birinci Dünya Savaşı ve Milli Mücadele gazisi olduğu iddia edilen genç bir insan var. Tek başına bu adaya gelip yerleşen Poyraz/Abbas ilerleyen süreçte adada tek kalmayacak. Mübadeleden kaçıp orada kalmayı tercih eden bir Rum ve sonrasında merkezi yönetim tarafından bu adaya yönlendirilen Türk/Müslüman mübadil ve muhacirler gelmeye başlar. İlk romanda iki kişi olan ada sakini sayısı ilerleyen romanlarla birlikte hızla artmaya başlar. *** Romanlar arttıkça kahramanlar da çoğalmaya ve farklı hikayeler dinlemeye başlıyoruz. Tipik birer Yaşar Kemal eseri bunlar. Özellikle başlangıçta sıkı tabiat tasvirleri var. Sonra kişisel ve toplumsal hikayeler devreye giriyor. Savaş karşıtlığı kendini fazlasıyla hissettiriyor. Yaşar Kemal tarzı hep var. ( Tekrar cümleler, özgün imla tercihi, kısa diyaloglar... ) *** Bir, İnce Memed dörtlemesi değil tabii ancak ustanın kuvvetli kaleminin ve bence iyi bir anlatıcı olmasının etkisi hissediliyor. İlk iki romanla ilgili bir şeyler yazmıştım. Özellikle, Kuzey Ege gibi bir coğrafyaya ve mübadele gibi bir olaya bizim Kürtleri getirip katması, hem çok zorlama olmuştu hem de sanki dışarıya yönelik yazdığının ispatı... Bunlardan söz etmiştim, ayrıca yazmayayım...
Çıplak Deniz Çıplak AdaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20253,163 okunma