Bence tam anlamıyla “sinir oldum ama elimden de bırakamadım” kitabıydı. Twisted Lies
Serinin en çok merak edilen erkek karakterlerinden biri kesinlikle Christian’dı ve yazar onun karizmasını gerçekten iyi yazmış. Soğuk, kontrollü, takıntılı, manipülatif ama aynı zamanda aşırı korumacı bir adam… Christian Harper’ın sahneye girdiği her an kitap akıyor resmen. Özellikle diğer erkek karakterlerle olan atışmaları kitabın en eğlenceli kısmıydı. Josh’un Christian yüzünden delirip Alex’i kıskanması hâlâ serinin en iyi dinamiklerinden biri bence. :D
Ama iş duygulara gelince… işte orada kocaman bir eksiklik hissettim. Christian’ın Stella’ya olan takıntısını, sahipleniciliğini, koruma içgüdüsünü görüyoruz ama aşkını tam hissedemiyoruz. Stella tarafı ise daha da zayıf kalmış. Açıkçası Stella benim için “merak edilen ama etkileyemeyen” karakterlerden biri oldu. Sürekli ezilmiş, özgüvensiz, ailesi tarafından küçümsenmiş bir kız ve kitap boyunca ayağa kalkmasını Christian sayesinde görüyoruz. Karakter gelişimi var ama bu gelişim tamamen adamın desteğiyle olduğu için Stella tek başına güçlü bir etki bırakamıyor.
Christian ise serinin en iyi erkek karakterlerinden biri olabilir. Adamın o “buzdolabı gibi” tavrı, kontrol manyaklığı, ince ince kıskançlığı gerçekten dikkat çekiyor. Ama yazar bazen bunu o kadar abartıyor ki karakter karizmatik olmaktan çıkıp görgüsüzleşiyor. Sürekli takım elbise markaları, saat fiyatları, harcanan paralar… Bir noktadan sonra “tamam Christian, en zengin sensin” diyorsun zaten. :D Özellikle o “özel dikim Brioni” kısmında göz devirmemek elde değildi.
Kitabın pacing’i ise şaşırtıcı şekilde iyiydi. 570 sayfa olmasına rağmen akıp gidiyor. Slow burn kısmını baya sevdim hatta “bu sefer smut yerine gerçekten ilişki yazacak galiba” dedim ama sonra yine klasik Ana