her bir ştalker, yaşayan bir efsaneydi; genciyle yaşlısıyla herkesin hayranlıkla baktığı bir yarı-tanrı gibiydi. Eğer çocuklar, yüzerek ya da uçarak bir yere gidilemeyen, pilot ve denizci sözcüklerinin unutulup zamanla anlamlarını yitirdiği bir dünyaya gözlerini açmışsa, ştalker olmaya hevesleniyorlardı.
"İnsan usul usul ölmek için gelir dünyaya.
Başlar her gün biraz daha insan olmaya.
Ve ölürken usul usul ne tuhaf;
Âşık olur, kedi besler, isim verir eşyaya...”
Metin Altıok
“Ölmek yeni bir şey değildir bu dünyada,
Ama yaşamak da yeni bir şey olmasa gerek.”
Sergey Yesenin
“Eskiden hayat daha ilginçti.
Her evde bir cin yaşardı, her kilisenin bir tanrısı vardı.
İnsanlar gençti, şimdiyse her dört kişiden biri yaşlı.”
Stalker adlı filmden
Bu filmle bugünün dünyasını yıkıp geçerek insanlığın bir dolu hata yaptığı geçmişe, bu hatalardan ötürü sis ve pus içinde yaşamak zorunda kaldığı günümüzü bırakıp yöneliyorum. Film insanın içindeki Tanrı'nın varlığına ve sahte bilgiler yüzünden öldürdüğü maneviyatına dair.
Kendilerine inanmalarına izin ver!
İzin ver ki çocuklar gibi çaresiz olsunlar!
Güçsüzlük muhteşem bir şeydir çünkü, ve güç hiçbir şey!
Andrey Tarkovski, Stalker
Stalker ise Tarkovski'nin eşsiz filmidir. Sovyet sinemasında onun eşine rastlamak mümkün değildir. Stalker, birkaç adamla, virana bir mekânda dünyayı küçülten, bunu yaparken de anlatımından, hatta heyecanından bir şey kaybetmeyen, gezegendeki teknolojik çöküntüye karşı arifâne bir ruhla direnen, aynı zamanda geleceğin öngörüsünü yapan eşsiz bir filmdir.