“Hayatta varoluşunuzu en güçlü, en coşkulu, en yaratıcı bi-çimde ortaya koyduğunuzu içinizde duyduğunuz, kendi yap-tığınız, başardığınız herhangi bir şeyi düşünün; bunu aileniz sayesinde değil, ailenize rağmen başardığınızı göreceksiniz. Aile, çocuğu kendisine, halihazırda var olan dünyaya adapte etmeye çalışır. Eğer çocuk gerçekten de aileyle, dünyayla tam bir uyum ve entegrasyon içinde olursa varoluşu sahte bir va-roluş olacaktır. Bizimle tıpatıp aynı şeyleri duyan, düşünen, aynı şekilde var olan bir çocuk, ilerleme anlamına gelmez, yeni, gerçek bir çocuk değildir. On sene sonra şu an olduğu-muz kişiyle aynı kişiysek, düşüncelerimizde hiçbir değişiklik olmadıysa bunun, yerimizde saydığımızın kanıtı olduğu gibi.”
Esedullah, geri geri yürüyerek cevap verdi:
“Yok, Pencek! Bir şey demek olmaz. Ondan para istemek olmaz. Bu sadece senin benim meselem değil, o bir Amerikalı. Hoşuna gitmeyen bir şey olursa Dendil’i darma duman eder, başımıza yıkar!” dedi.