Eğer bir hastalığa karşı çok fazla tedavi öneriliyorsa, bu hastalığın tedavisi yok demektir. Düşünüyorum, kafamı çatlatıyorum, bir sürü çare geliyor aklıma, bir sürü. Ama bu, doğru dürüst tek bir çare yok demektir.
Ağzımdan bilinçsizce çıkan ilk sözler, “Eve gitmek istiyorum.” mırıltılarıymış. Evimin tam olarak neresi olduğunu ben de bilmiyorum ama böyle söyledikten sonra hüngür hüngür ağlamıştım.
Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan son kuvvetin bir feryadıdır. Ağlayamadığımız zamanlar, bizde o kuvvetin de mahvolduğu vakitlerdir ki, onun yerini alan dokunaklı bir sessizlik en şiddetli acıyla dökülen gözyaşlarımdan daha yürek sızlatıcıdır.
İbrahim İbn-i Edhem'e (r.a) "Nasılsın?" diye sordular, aşağıdaki şiirle cevap verdi;
Yamadık dünyamızı, yırtarak dinimizden
Sonunda din de gitti, dünya da gitti elimizden...