Kaldı mı böyle dostluklar(mükemmel bir eser)(Spoiller var)
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 92. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:57
Yukarı Mahalle, Büyük Buhran yıllarında Kaliforniya'nın Monterey kentinde yaşayan yoksul ama neşeli insanların hayatını anlatır. Romanın merkezinde, savaş dönüşü eline iki ev kalan Danny bulunur. Danny, maddi açıdan zengin değildir; hatta çalışmaktan çok arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi seven bir adamdır. Ancak büyükbabasından kalan iki evi miras alınca çevresindeki insanlar için bir çekim merkezi hâline gelir... Danny'nin evlerinden biri zamanla evsiz, işsiz ve toplumun dışına itilmiş arkadaşlarının buluşma noktası olur. Pilon, Pablo, Jesus Maria, koca Portekizli joe ve Korsan gibi karakterler burada yaşamaya başlarlar. Bu insanlar çoğu zaman açlık, yoksulluk ve işsizlikle mücadele ederler; fakat dostlukları sayesinde hayata tutunurlar... Roman boyunca karakterler sürekli küçük maceralar yaşarlar: ➤Kira ödememek için çeşitli planlar yaparlar. ➤Şarap bulmak için komik yöntemlere başvururlar. ➤Birbirlerine yardım ederken bazen başlarını belaya sokarlar. ➤Yoksulluk içinde olsalar da paylaşmayı ve dayanışmayı sürdürürler... Romanın en etkileyici bölümlerinden biri Korsan adlı karakterin öyküsüdür. Korsan, köpekleriyle yaşayan saf ve iyi kalpli bir adamdır. Uzun süre para biriktirerek Aziz Francis'e adakta bulunmak ister. Arkadaşları başlangıçta onun parasını kullanmayı düşünseler de sonunda onun inancına saygı gösterirler. Bu bölümde, insanın içindeki iyilik ve samimiyet temasını öne çıkarır... Danny ve arkadaşları toplumun "başarılı" insanları değiişler Düzenli işleri, kariyerleri veya büyük hedefleri yoktur. Buna rağmen aralarında güçlü bir dostluk bağı vardır. John Steinbeck, onların yaşamını mizahi bir dille anlatırken aslında modern toplumun değerlerini sorgular. Roman, paranın değil dostluğun insanı mutlu edebileceği fikrini işler... Bir gece yaşanan trajik bir olay sonucunda Danny
Alıntı
Yukarı MahalleJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20183,020 okunma
Puan vermedi·492 syf.··
2026 24. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:00
Kitabın adı:Ben Bir Devrimciyim Yazarın adı:John Steinbeck Sayfa sayısı:492 Kitabın adını görünce içimi değişik duygular kaplamıştı. Okurken öyle olmadığını anladım kitabın içeriği otobiyografi arkadaşları yazarı anlatıyor. Kendi de kendisini anlatıyor. Neler yaşadı neler gördü. Savaşları anlatmış Savaş muhabirliği yapmış kitaplarını nasıl ve ne amaçla yazdığını anlatmış. Bu kitap sıradan görünen olayların ardındaki derin anlamları çözümlemek için seni evrenin gizli matematiğine ruhun iç sesine ve kuantum alanının titreşimli gerçeğine davet ediyor. Kitapla kalın
Ben Bir DevrimciyimJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2017285 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bitince Değil, Üzerine Düşündükçe Güzelleşen Bir Kitap
Puan vermedi
Fareler ve İnsanlar, sayfa sayısı az olmasına rağmen okurken insana düşündürdüğü şeyler oldukça fazla olan bir kitap. Hikaye boyunca karakterlerin kurduğu hayallere, yaşadıkları çaresizliklere ve birbirlerine tutunma çabalarına tanıklık ediyorsunuz. Olaylardan çok karakterlerin hissettirdikleri ön planda olduğu için kitapla bağ kurmak zor olmuyor. Kitabı bitirdiğimde en çok aklımda kalan şey, herkesin hayata tutunmak için bir umuda ihtiyaç duyduğu fikri oldu. Büyük olaylar anlatmadan bu kadar güçlü bir etki bırakabilmesi bence kitabın en başarılı yanı. Kısa sürede okunabilecek ama üzerine uzun süre düşünülebilecek eserlerden biri.
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,7bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 44. kitabı
Horace McCoy'un 1935 tarihli kült romanı "Atları da Vururlar" büyük buhran döneminde film yıldızı olarak yırtmaya çalışan gençlerin hikayesini anlatır. Eserin 1969 yılında Sydney Pollack tarafından filmi de çekilmiş. Türkçedeki adı "Son Gerçek". 1930'ların Büyük Buhran (Great Depression) yıllarında Amerika'da geçen hikaye, Hollywood'da hayallerini gerçekleştiremeyen Gloria ve Robert adlı iki çaresiz gencin katıldığı acımasız bir "dans maratonunu" anlatır. İnsanların günlerce uyumadan,çok az dinlenerek ,çok az yiyerek sadece para ödülü için birbirlerinin sınırlarını zorladığı bu yarışma, kapitalizmin ve sistemin insanı nasıl birer birer tükettiğini gözler önüne serer. Tıpkı arenadaki savaşçılar gibidirler. Gloria yaşadığı hayattan, acılardan ve yarışmadan o kadar tükenmiştir ki tıpkı bacağı kırılan yarış atlarının acılarının son bulması için vurulması gibi, Robert'tan kendisini öldürmesini ister. Yine çok hüzünlü , çok sert bir novella. Yaşananların tümü gerçek. Büyük buhran dönemi ile ilgili okuma yapmak isteyenlere John Steinbeck'in Gazap Üzümleri'ni kesinlikle tavsiye ederim. O romanda da sistemin ezilenleri nasıl dışarı fırlattığını tıpkı Atları da Vururlar romanında olduğu gibi çok etkileyici bir biçimde anlatır. Yarım günde okuyup bitirdiğim kitabı(zira okulda öğrenci yok:))) mutlaka okuyun. Filmi de çok güzel. Onu da tavsiye ederim.
Atları da VururlarHorace McCoy · Dedalus Kitap · 2026653 okunma
8/10
·316 syf.·
2026 38. kitabı
eserin kapitalist sistemin emek sömürüsünü ve buna karşı gelişen proleter başkaldırıyı muazzam bir sınıfsal perspektifle ele alıyor. Roman, tarım işçilerinin maruz kaldığı ağır çalışma koşullarını sadece ekonomik bir kriz olarak değil, örgütlü bir onur mücadelesi olarak önümüze koyuyor. Bence kitabın en kült tarafı, işçilerin pasif bir kabullenişi reddedip sömürücü politikalara karşı kolektif bir direniş mekanizması kurmasıdır. Sonuç olarak kitap, benim gözümde vahşi kapitalist düzene ve statükoya boyun eğmeyenlerin hak arama mücadelesini sosyolojik bir gerçekçilikle somutlaştıran zamansız bir eser.
Alıntı
Bitmeyen KavgaJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 20167,6bin okunma
10/10
·656 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 18:51
"Her şey bir günlüktür hem hatırlayan hem hatırlanan..." John Steinbeck ~ Cennetin Doğusu 10/10 Steinbeck’in kalemi hakkında ne söylesem eksik kalacak gibi. İnsanın iç dünyasını görünür kılabilen nadir yazarlardan biri. Onunla birlikte yaşayan, nefes alan bir dünyanın içine girersiniz. Mekânlar, duygular ve karakterler arasındaki denge, hikâyeyi bir roman olmaktan çıkarıp yaşayan bir hafızaya dönüştürür. Cennetin Doğusu, yüzeyde iki ailenin kuşaklar boyunca süren hikâyesi gibi görünse de aslında tek bir sorunun etrafında döner: İnsan iyiliği ve kötülüğü ne kadar seçer, ne kadar taşır? Romanın merkezindeki en güçlü kavram “Timshel”dir. İbranice kökenli bu kelime “sen seçebilirsin” anlamına gelir. Steinbeck, kaderin mutlak olmadığını; insanın, her şeye rağmen seçim yapabilme özgürlüğüne sahip olduğunu hatırlatır. Roman boyunca “kalıtım mı, seçim mi?” sorusu canlı kalır. Bir yanda sevgisizlikle şekillenen hayatlar, diğer yanda bu döngüyü kırma çabası… Steinbeck hiçbir karakteri mutlak iyi ya da kötü bırakmaz. Tek istisna Cathy’dir. O, kötülüğün yalnızca bir sonuç değil, bilinçli bir tercih de olabileceğini gösteren rahatsız edici bir figürdür. Adam’ın kırılganlığı, Samuel’in bilgeliği ve özellikle Lee’nin düşünsel derinliği romanın omurgasını kurar. Lee, hikâyenin vicdanıdır; insan doğasına dair sorgulamaları kişisel bir hikâyeden çıkarıp evrensel bir soruya dönüştürür. İnsan geçmişinden kaçamaz, ama ona teslim olmak zorunda da değildir. Geçmiş şekillendirir; son sözü ise seçim söyler. "İnsanlar yılanlardan daha zehirlidir." (214) "Nefret tek başına yaşayamaz. Onu tetikleyecek, dürtecek ya da uyaracak bir sevgiye ihtiyacı vardır." (544) "Bütün üstün ve değerli şeyler aynı derecede yalnızdır." (568) . . .
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 201711,5bin okunma