Etnografik ve antropolojik veriler de Sarmatların Türk et-nosuna ait oldukları hipotezini doğrulamaktadır. Onların ya-şantılarını bilen eski devir yazarları, tek bir ağızdan Sarmatla-rın hayvancılıkla uğraşan göçebeler olduklarını, at eti yiyip, kımız içtiklerini ve kement kullandıklarını yazmaktadırlar.
Antik tarihçi ve coğrafyacıların verdikleri bilgiler çok önemlidir. Strabon (M.Ö. I. Yüzyıl) Kafkasya'da bulunmuş, Sarmatlarla ilgili olarak "Yiyecek olarak genellikle et değil, özellikle at eti tükettiklerini, kımızdan peynir ürettiklerini, özel bir tatlı yapımı için taze ve ekşi süt kullandıklarını" yaz-maktadır (Strabon, kitap IV., 6: AISK, 1990, s. 63-64). Burada söz konusu edilen içeceğin, Karaçay-Balkar ve diğer bazı Türk halklarının içeceği olan ayran olduğu muhakkak.
Pliny ve Mela (M.S. I. Yüzyıl) bu noktaya özellikle vurgu yapmaktadırlar: "Sarmatlar, ev olarak arabalarını kullanırlar". Bilindiği gibi araba göçebe Türk kabileleri için fevkalade önem taşıyan belirleyici bir özelliktir (Pliny, kitap IV., 80; Pompony Mela, kitap II, 2).
Sarmatlarla ilgili antropolojik verileri de İskitler, Hunlar ve diğer kadim Türk kabilelerine ait verilerle örtüşmektedir. Bazı antropologlara göre Iskitler ve Sarmatların bir bölümünde Mongoloid çizgilerin varlığı, onların Türk etnosuna ait olduk-larını göstermektedir.
M.S. I. Yüzyıla ait Sarmat mezarlarındaki heykelcikte erkek figürü şaşı gözlü, basık burunlu ve çarpık bacaklı olarak tasvir edilmiştir. Antropolojik araştırmalar, Avrupa Sarmatlarının ka-fatasları ile Dağlık Altay bölgesi Pazırık kurganlarından çıkan Asya Iskitlerinin kafataslarının karşılaştırılması sonucunda Sarmatların kadim Türklere olan etnik yakınlığını kanıtlamak-tadır (Tot, Firnşteyn, 1970).